Sayfalar

30 Kasım 2020

Kitapları Fazla Seven Adam - Allison Hoover Bartlett (Kitap Tanıtımı)

“Bu adamın sahaflar ve eskiciler haricindeki kimselerle konuşmuşluğu yoktu. Ketum olduğu kadar hayalperest, nemrut olduğu kadar mahzun bir adamdı; tek bir düşüncesi, tek bir sevdası, tek bir tutkusu vardı: Kitaplar.” Gustave Flaubert'in 14 yaşındayken kaleme aldığı “Bibliyomani” isimli kitabının baş karakteri Giacomo’yu tanımlıyor bu cümle. Hastalık derecesine varan kitap merakı anlamına gelen bibliyomani, bu ilginç hastalığa yakalananlara ise “bibliyoman” denmekte. Genel olarak bibliyomanlarda kitapları okumaktan çok kitaplara sahip olmak ve biriktirme dürtüsü olduğu söylenebilir. Zenginler için bu istenci yaşatmak bir nevi erişilebilir olsa da ekonomik durumu kitap alacak yeterlilikte olmayanlar için her şeyi yapabilecekleri bir vakaya doğru evrilmektedir. Tarihte birçok bibliyomanın kitapları edinmek için insan öldürdüğü, hırsızlık yaptığı kayıtlara geçmiştir. Paloma Yayınevi’nden çıkan Kitapları Fazla Seven Adam kitabının yazarı Allison Hoover Bartlett'in peşine düştüğü John Charles Gilkey’de tutkulu bir bibliyomandır. Kendisi Flaubert’in karakteri Giacomo’nun tam tersi olarak dışardan bakıldığında normal biri, onunla konuştuğunuzda ise sevecen ve cana yakın biri olduğunu düşündürten bir mizaca sahiptir. Ama Gilkey kendisini hayatının sonuna kadar bırakmayacak bir saplantıya sahiptir; o da nadir kitapçıları dolandırıp kitap koleksiyonu yapması…


20 Kasım 2020

Hayvanların En Tehlikelisi - Gary L. Stewart & Susan Mustafa (Kitap Tanıtımı)

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı, arkasından gelen Vietnam Savaşı, Amerikan halkında bir kırılma yaşanmasına sebep oldu. Ekonomik buhran yılları, işsizlik, siyahi insanlara  yapılanlar başta olmak üzere ırkçılığın artması, savaşlarla bunalan halkın psikolojisini iyiden iyiye gerdi. İntihar oranlarının yükselmesinin yanında, bireysel şiddet önlenemez bir şekilde artış gösterdi. Bu gelişmelerden sonra 1969 senesi, özgürlükler ülkesinde adeta bir dönüm noktası olacaktı!


17 Kasım 2020

Bay Heineken, Geçti, Kurtuldunuz! - Gert van Beek (Kitap Tanıtımı)

Agatha Christie’nin yarattığı meşhur Belçikalı dedektif Hercule Poirot, Jean-Christophe Grangé romanlarında karşımıza çıkan Fransız polis memuru Pierre Niemans ve John le Carré’nin unutulmaz karakteri George Smiley... Polisiye edebiyatının en üretken yazarlarının yarattıkları bu karakterler, türün dünya çapında popüler olmasında büyük pay sahibi olmuşlardır. Yeri gelmiş bu karakterler birçok olayı çözmüşler, çatışmalara girmişler, yaralanıp ölümden dönmüşlerdir... Ama unutulmamalıdır ki bu üç karakter de kurgu ürünüdür. John le Carré’nin eski bir ajan olduğunu bilenleriniz vardır. Bu sebeple John le Carré'nin eserlerini okurken gerçeğe biraz daha yakın olma ihtimali sebebiyle, beni daha çok etkilemiştir. Filmlerde de öyle değil midir? Bir  filmin jeneriğinde “gerçek bir yaşam hikayesi” yazdığında o filmi daha farklı gözle izlemez miyiz? Hatta sahte belgesel (mockumentary) türündeki yapımlar, tezlere konu olacak kadar gerçek ve sahte olan üzerindeki etkisiyle çok konuşulmuş ve çok tartışılagelmiştir.