Sayfalar

14 Kasım 2020

Genelevde Yas - İrfan Yalçın (Kitap Tanıtımı)

Köyden şehre gelmiş bir kız, ismi Yaprak. Hayat kadını Zargana ile yaşayan, Borderline hastaları gibi uçlarda yaşamı olan, deliliğin sınırında gezinen Arap. Yaprak’a aşık, onunla evlenmek isteyen Necmi; ona da Kuş diyorlar. Artemis, Güneş, Neptün, Bahar, Mualla, Ressam, Kör Cümbüşçü, Kara Sultan ve diğerleri... Bu karakterlerin bir araya geldiği bir yer var: İstanbul, Karaköy, Zürafa Sokak, No: 14. Genelev ve çevresinde gelişen kırık, umutsuz ve gerçekçi bir yaşam onların ki…


11 Kasım 2020

Film Çekmek: Yönetmenler İlk Filmini Anlatıyor - Soner Sert (Kitap Tanıtımı)

Türkiye’de yaşayan bir sinema sever için sinema içerikli yazınsal yapıtlar edinmek oldukça zordur. Hem yayınlanan sinema kitaplarının azlığı, hem de içeriksel anlamda dişe dokunur olmamaları kaynak bağlamında okurları bir hayli endişeye sokmuştur. Eğer ki bu okur, sinema bölümü mezunu ise ve ilk filmini çekmek için ufacık bilgi kırıntılarına bile muhtaçsa işler daha da çetrefilleşir. Her zaman söylenegelen bir söz vardır: Film çekmek için eline kamera almak gerekir veya set ortamı deneyimlemek elzemdir. Peki bu imkanların olmadığı durumlarda ne yapılması lazımdır? Bittabi ki  kadim dostumuz olan kitaplara başvurmak...


30 Ekim 2020

Kulübelerde Vızıldayan Haikular - Uğur Tatar (Kitap Tanıtımı)

Dünyanın en kısa şiir türüdür Haiku. Japonya’da 16. yüzyıl Edo döneminde çıkmıştır. İlk büyük Haiku şairi Matsuo Basho kabul edilirken, Masaoka Shiki ise modern Haiku’nun kurucusu sayılmaktadır. Geleneksel örneklere göre bir Haiku her biri beş, yedi ve beş Japon ses birimi olan üç kelimeden meydan gelen birer mısradan oluşur. Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday, Oktay Rifat; günümüz şairlerinden de Oruç Aruoba, Kadir Aydemir ve İlhan Berk Haiku şiiri yazmışlardır. Günümüze geldiğimizde ise bu şairinlerin yanına yeni bir isim daha eklenmekte: Uğur Tatar.


4 Mart 2019

365 GÜN SİNEMA - Pınar Tınaz (Kitap Tanıtımı)

Eğer bir sinefilseniz hayatınızda en az bir kere "Bana güzel bir film önerir misin?" sorusu ile karşı karşıya kalmışsınızdır. Başlangıçta cevaplanması keyifli olan bu soru, zamanla bunaltıcı bir kısır döngüye dönüşür. Üstelik yüzlerce hatta binlerce film izlemiş olsanız bile bu soru sorulduğunda aklınıza şöyle afili bir film -muhtemelen- gelmeyecektir. Yahut sürekli aynı filmleri önermekten sıkılmış da olabilirsiniz. Kim bilir, belki de bunun için bir liste hazırlamak istemiş ama böyle bir çabaya girmeye üşenmişsinizdir. Ama artık bu kadim soruyla baş etmeniz çok daha kolay! Zira "Bana güzel bir film önerir misin?" sorusuyla birlikte, "Acaba bugün ne izlesem?" sorusuna da verilmiş en güzel cevap artık elinizin altında duruyor.


20 Eylül 2017

Kur'an Kıssalarında Sinematik Özellikler - Züheyr Mansur El Mezidi (Kitap Tanıtımı)

Çok değerli ve özel olduğunu düşündüğüm bu çalışma hakkında bir şeyler yazmamak olmazdı. Bu yazının, çalışmanın içeriğinde var olan Kur’an, Kur’an kıssaları, sinema teknikleri, sanat ve Müslüman, din-sinema ilişkisi hakkında, zihinlerde farklı pencereler açmaya vesile olacağını düşündüm.


27 Mayıs 2017

Mühürlenmiş Zaman - Andrei Tarkovsky (Kitap Tanıtımı)

İki binli yılların başlarında, bir dizi tesadüfler neticesinde, bir nevi hazine niteliğinde birkaç koli elime geçmişti. Kolileri açtığımda onlarca kitap ve eski dergiyle karşılaştım. Dergilerden başlayarak uzun bir süre bu hazineyle yakından ilgilendim. Önemli bir kısmı benim okuma kültürüme uygun kitap ve dergilerdi. Onca dergi sayfası arasında en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, dergilerde yer yer bulunan bir ilan oldu. İlanda okuyucu film izlemeye davet ediliyordu. Evet, şaşırtıcı ancak gerçek! Seksenli ve doksanlı yıllara ait bu dergilerde okuyucular bir yerlerde bir araya gelerek birlikte film izleyecek ve üzerine sohbet edeceklermiş. Kitap okumaları gibi film izlemek, muhteşem! Günümüzde de sosyal medya aracılığıyla film izleme ilanları görüyorum ancak gerek niceliği ve gerekse niteliği daha doyurucu olmalı sanki. Çünkü gördüğüm ilanlarda ki filmler sinemanın temel taşları sayılabilecek filmlerdi. İşte, benim Andrey Tarkovsky ile tanışıklığım o dergilerde ki bu ilanlarla oldu.


1 Aralık 2016

Sinema Televizyon Video Terimleri Sözlüğü - Sema Fener (Kitap Tanıtımı)

Yeni bir dil öğrenmeye hevesli birinin muhtemelen yapacağı ilk şey bir sözlük almak olacaktır. Sonuçta kelimelerin anlamlarını bilmeden bir dili öğrenmek mümkün değildir. Sözlükler büyük bir keşif için atılan ilk adım gibidirler. Aynı şey sanat içinde geçerlidir. Zira sanat da bir dildir; evrensel bir dil… Sanatın her dalının da kendine ait bir dili ve bu dilin kendine ait gelişim süreci, kavramları, terimleri vardır. Bunları öğrenmeden o sanat dalını tam anlamıyla anlamak pek mümkün olmayacaktır; illa ki bir şeyler eksik kalacaktır.


28 Kasım 2016

Nimetşinas - Hüseyin Rahmi Gürpınar (Kitap Tanıtımı)

Sanıyorum ki, Gulyabani dendiğinde aklına Ertem Eğilmez imzalı “Süt Kardeşler (1976)” filmi gelmeyen birisi yoktur. Ama maalesef pek az kişinin aklına bu eğlenceli filmin esin kaynağı olan roman gelir. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın “Gulyabani” isimli romanından uyarlanan film, bir korku filmi diyemesek bile, korku öğeleri içermesi bakımından Türk Korku Sineması açısından önemli bir yerdedir.


23 Kasım 2016

Japon Şiiri (Haiku) ve Noo Tiyatrosu - Günhan Özhan (Kitap Tanıtımı)

Hepinizin bildiğini gibi artık manga ve anime fırtınası tüm dünyayı sarmış durumda. Dünyanın çeşitli bölgelerinde düzenlenen fuarlar, cosplay partileri derken Japon kültürü ve alt kültürleri birçok ülkeye başarılı bir şekilde tanıtılıyor. Ve birçok insanı derinden etkilemeyi başarıyor! İnsanlar hayran oldukları bu ülkenin sadece dilini öğrenmeye çalışmakla kalmıyorlar. Ayrıca bu ülkenin yemek kültürüne de adapte olmaya çalışıyorlar. Artık hazır noodle/ramen satılmayan bir market var mı mesela? 


22 Kasım 2016

Zurasudan: Bilgeliğin Keşfi - A. Çetin Yücesoy (Kitap Tanıtımı)

Sinema söz konusu olduğunda, en çok yolculuk hikâyeleri beni derinden etkiler. Özellikle gitmediğim, hiç görmediğim, belki de hayatım boyunca hiç göremeyeceğim yerlere doğru yapılan yolculukların hikâyeleri… Söz konusu edebiyatsa, hiç kimse Jules Verne’nin dünyasındaki yolculuklar kadar büyüleyemez beni! Ama gerçek dünyaya dönüğümüzde işler benim için bir hayli değişir.


14 Kasım 2016

Sessiz Dönem Türk Sinema Antolojisi (1895-1928) - Ali Özuyar (Kitap Tanıtımı)

Okuma eyleminin İslam evreninde ki yeri başkadır. Ortalama her Müslüman bilir ki ilk ayet/ilk emir “oku” hitabıdır. Bundan dolayı olsa gerek İslam’ın yaklaşık bin beş yüzyıllık hikâyesinin önemli bir kısmında, İslam’a bağlı olanlar gerçekten okumuştur. Pek tabi bu okumaların karşılığını bilinen dünyaya hâkim olarak ve refah içinde yaşayarak almışlardır. Fakat bir yerden sonra bu okuma eylemi bir şekilde yorucu, gereksiz ve saçma görünmeye başlamış olmalı ki terk edilmiş. Bu terk edişin karşılığını da bugün zillet içinde ve devamlı bir savaş ortamında yaşayarak alıyoruz. Şimdi burada güncel halimizin okuma odaklı bir incelmesini yapıp boyumdan büyük laflar etmek istemiyorum ancak yazıma konu edindiğim kitap böyle bir giriş yapmayı gerekli kılıyor.


11 Şubat 2015

Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi - F. Scott Fitzgerald (Kitap Tanıtımı)

F. Scott Fitzgerald’ın ilk kez 1921 yılında bir dergide yayınladığı “Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi” isimli hikâyesi, Eric Roth tarafından senaryolaştırılmış ve 2008 yılında David Fincher’ın yönetmenliğinde beyaz perdeye aktarılmıştır. Mark Twain’in “Hayat son derece mutluluk dolu olurdu, eğer 80 yaşında doğabilsek ve 18 yaşına azar azar gidebilseydik.” sözünden ilham alan Fitzgerald, kitapta, yaşlı doğan ve gençleşerek ölen, hayatı tersten yaşayan bir adamın hikayesini anlatır.