Sayfalar

13 Mart 2021

Bela Tarr, Ertesi Zaman - Jacques Ranciere

Macar sinemasıyla tanışmam üniversite dönemimde hocamızın ödev olarak verdiği György Palfi’nin “Hukkle” filmiyle olmuştu. Ayrıksı kurgusu ve başarılı ses kuşağıyla filmi etkileyici bulmuştum. Daha sonrasında yönetmenin “Final Cut: Ladies and Gentlemen” ve “Taxidermia” filmlerini izlemiş, yeni projelerini bekler olmuştum. Hatta hiç unutmam 2018 yılında yönetmen İzmir’e gelmişti ve gidemediğim için çok üzülmüştüm. Sonrasında aynı hocamız sınavda sorumlu olduğumuz filmi açıklamıştı: “Satantango”. Bela Tarr sineması ile tanışmam da acılı ve zahmetli olacaktı. Yedi buçuk saatlik filmi izlerken işkence çektiğimi hatırlıyorum. Ne yalan söyliyeyim henüz hazır değildim belki de. Lemis Yayınları, Bela Tarr sinemasına giriş mahiyetinde filozof Jacques Ranciere’in yazdığı “Bela Tarr, Ertesi Zaman”  kitabını yayınlayarak izleyicilerin Macar yönetmenin vizyonunu daha iyi kavrayabilmeleri adına önemli bir işe imza atıyor…


21 Şubat 2021

Sinemaya Giriş: Kara Film - Jennifer Fay & Justus Nieland

Kara film, Kolektif Kitap’ın Sinemaya Giriş serisinden biri olan “Suç” kitabında suç filmlerinin bir alt türü olarak işlenmişti. Tabii ki bu bir kaç tanımlama ve örnek filmden ibaretti. Bu sefer “Kara Film” kitabında geniş bir tür olan kara filmlerin ne olduğu, kara filmin özellikleri ve Hollywood’dan göç edip diğer kıtalara da sıçraması konu edilmiş.


15 Şubat 2021

Sinemaya Giriş: Suç - Sarah Casey Benyahia

Kolektif Kitap’ın Sinemaya Giriş kitaplarından biri olan ve Sarah Casey Benyahia’nın yazdığı “Suç”, sinema türleri arasında en ilginç olanlarından biri olan suç filmlerini inceliyor. Türün alt kümesini oluşturan kara film, gangster filmleri, seri katil ve polisin ön planda olduğu ve soruşturmayı araştırdığı filmler tür kapsamında masaya yatırılıyor. 4 farklı bölümden oluşan eserde bölüm başlıkları şunlar: “Türün Gelişimi: Sunuş ve Bağlam”, “Şiddetin Cazibesi”, “Suç Filminde Anlatı Yapısı ve Anlatım: Soruşturmanın İşlevi” ve son olarak “Suç ve Toplum: İdeoloji ve Tür”.


7 Şubat 2021

Kısa Film Öyküleri - Remzi Karabulut

Seyyah Kitap tarafından çıkartılan ve 34 yazarı bir araya getiren “Kısa Film Öyküleri”, sinema kitapları içerisinde bir eksiği kapatıyor. Bugüne kadar senaryo ile ilgili yazım teknikleri, senaryo oluşumu, alanında uzmanların senaryo nasıl yazılmalı ile ilgili söylemleri içerisinde örnek bir iki tane senaryo taslağı olurdu. Ancak Remzi Karabulut’un hazırladığı bu kitapta salt senaryolar var ve birinci elden bu senaryoları deneyimleyebiliyorsunuz…


30 Ocak 2021

Erotik Düş Makinesi - Roch C. Smith & Anthony N. Fragola

Sinema tarihinde röportajlar önemli bir yer tutar. Sanatçının tüm bilinmeyenlerinin ortaya çıktığı bu özel anlar, soru sorma kabiliyeti olan röportajcı ve sorulara içtenlikle yanıt veren muhattap bir araya geldiğinde tadından yenmez bir hal alır. Röportajın önemini ortaya çıkaran ve türün dinamiklerini oluşturan muazzam ortaklıklardan biri de Cahiers du Cinéma yazarlarından ve Yeni Dalga sinemacılarının en önemlilerinden biri olan François Truffaut’un Alfred Hitchcock ile yaptığı röportajdır. 2 güne yayılan ve 50 saatlik bir ses kaydına erişen bu muazzam röportajın kitap haline getirilmesi 4 yılı bulacaktır. Sonrasında ortaya çıkan eser başarısıyla klasik haline gelmiştir. Dersine çalışan yönetmenin, ustam dediği bir başka yönetmene sorduğu sorular birçok bilinmezi aydınlatmış ve hala en başarılı sinema kitaplarından biri olarak okunmaya devam etmektedir.


15 Ocak 2021

Sinema Hikayeleri - Alexander Kluge

1932 yılında Almanya’da doğan Alexander Kluge birçok meziyeti bir araya getirmiş biri. Yazar, filozof, akademisyen, yönetmen ve daha fazlası… Öyle ki sevenleri kendisini Fransız yönetmen Godard ile kıyaslamaktan geri durmamıştır. 
1966 senesinde ilk uzun metraj filmi “Abschied von gestern” ile o yılın Venedik Festivali’nde “Gümüş Aslan” ödülünü alacaktır. 1968 senesinde ise “Die Artisten in der Zirkuskuppel: ratlos” filmiyle Venedik’te Altın Aslan ödülünün sahibi olmuştur. Günümüzde hala geçkin yaşına rağmen film çalışmalarına devam etmektedir.


26 Aralık 2020

Frip’in Aşırı Israrcı Pırtlakları - George Saunders

Pırtlaklar tenis topu büyüklüğünde, parlak turuncu renkte ve bir patatesin kabuğundaki gözlere benzeyen, bir sürü gözü olan canlılardır. Pırtlakların en sevdiği şey keçilerdir. Onların üstlerine yapışmaktan çok büyük keyif alırlar. Ancak Frip köyü sakinlerinin bu pırtlak salgınından başı büyük beladadır. Geçimlerini keçi sütü satarak kazanan Frip’liler günlerinin büyük kısmını bu yarım akıllı pırtlakları keçilerinden temizlemekle harcıyorlar. Fakat  Becerikli isimli ufak bir kız, tüm köyün kaderini değiştirecek ve köyde yaşayan sakinlerin hayatları geri dönülmeyecek bir yola girecektir.


24 Aralık 2020

Tek Mekânlık Filmler - Fatih Yürür

Ruhu bir kutuya hapsolmuş insan, hayatını hapsolduğu diğer “kutular” çerçevesinde geçirse de aslında özgür olduğu yanılgısına sürekli olarak düşer. Bu yüzdendir ki ona bu dünyada bir mahpustan farkı olmadığını hatırlatan kısıtlayıcı mekânlardan uzak durmayı tercih eder. Hissettirdikleri düşünüldüğünde mekânlar arasında pek fark yoktur; iç bunaltıcı bir odada mahsur kalmak da olabilir, sonsuz sonrasız bir ormanda kaybolmak da… Hapsolmak, belki de insanoğlunun en kadim kabuslarından biridir! Hiç kuşku yok ki filmlerin en cezbedici tarafı da seyirciyi hapsolduğu mekânlardan kurtarmasıdır. Sinema ile kurulan bu kaçış ilişkisinin her zaman doğru olduğunu tabii ki iddia edemeyiz. Zira bazen de filmler, ilginç bir şekilde tam tersini yaparak bizi tek bir mekâna hapseder. Perseus Yayınevi etiketiyle raflardaki yerini alan, Fatih Yürür’ün yazdığı “Tek Mekânlık Filmler” isimli kitap, mekân kavramını ve tek mekânın ne demek olduğunu sorgulayarak meseleyi temellendirdikten sonra, sinemada kullanılan birçok farklı mekân üzerinden kategorilere ayrılmış, geniş yelpazede bir film seçkisi sunuyor.


22 Aralık 2020

Buluşma - Julio Cortazar

Walter Salles’in “The Motorcycle Diaries” filminde, Ernesto Che Guevara’yı arkadaşı tıp doktoru Alberto Granado ile birlikte, Latin Amerika’yı 500 cc’lik 1939 model Norton marka bir motosiklet ile gezerken izlemiştim. Başta eğlenmek için çıkılan bu yolculuk, Che’nin  gezdiği ülkelerdeki insanların karşı karşıya kaldığı yoksulluğu görmesiyle seyri değişmişti. Kendisi de tıp eğitimi alan Che’nin cüzzamlıların kaldığı bir sanatoryumda, hastalar ile iç içe olması, onların daha ilk karşılaşmalarında ellerini sıkması beni çok etkilemişti. Che bu deneyimlerinden sonra bölgedeki ekonomik eşitsizliği ortadan kaldırmak için tek yolun devrim olduğunu inanıyor ve çalışmalarına başlıyor. Yani şimdi günümüzde tişörtlerde, bardakların üstünde, her yerde resmini gördüğümüz bu liderin, popüler kültür malzemesi olmadan önce ne yaptığına, başta Küba olmak üzere ezilen halklar için nasıl kendini feda ettiğini iyi bilmemiz gerekiyor.


18 Aralık 2020

Ölümlü Ölümsüz - Mary Shelley

Yaratılmışların ilki Hz. Adem,  eşi Hz. Havva ile birlikte şeytana uyup yasaklanmış olan elmayı yedikten sonra cennetten kovulurlar. Bu hadiseden sonra yeryüzüne inen Hz. Adem ve Hz. Havva, insanoğlunun soyunun başlatıcıları olurlar. Cennetteki ölümsüzlük ve doğal olarak sonsuzluk kudreti ellerinden alınmış ve insanoğlu ölümlü varlıklar olarak hayatını idame ettirmeye başlamıştır. Kritik eşik burasıdır; sonsuzluk kavramı biz fani insanları ne olursa olsun düşündüren bir olgu olmuştur. Kimi inanışa göre Hz. Adem ve Hz.Havva sonsuzluktan sıkılmış, amacı olan, bu amacı sonlu bir sürede gerçekleştirmeye vakıf birer canlı olmak istemişlerdir…