Sayfalar

22 Kasım 2020

Bir Filmin Asıl Hikayesi: Frogs (1972)

Filmimiz başroldeki Pickett Smith’in bataklık benzeri bir yerde, kırmızı renkli bir kanonun içinde, bölgedeki vahşi yaşamın ve kirliliğin fotoğraflarını çekmesiyle açılıyor. Pickett Smith’i canladıran oyuncu Sam Elliott’u Tombstone (1993), The Big Lebowski (1998), Hulk (2003) gibi filmlerden hatırlayanlarınız olacaktır. Filmin başlangıcında, Pickett’in gördüğü hayvanların fotoğrafını her çekişinde ekran donuyor ve filmin castı ekranda beliriyor. Jean-Pierre Jeunet ve Marc Caro’nun Delicatessen (1991) filmindeki jenerik sahnesinden sonra en hoşuma giden zekice hazırlanmış bir jenerik sahnesi olduğunu söyleyebilirim.


21 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Kill List (2011)

Ben Wheatley’in yönettiği filmde, Jay isminde önceki işini batıran bir tetikçi ile tanışırız. İşleri telafi etmek için patronları Jay’a bir şans daha verir. Jay’in arkadaşı Gal ile birlik olup 3 kişiyi öldürmesi gerekmektedir. Öldürecekleri hedeflere gittiklerinde işler sarpa sarmaya başlar. Dizginlerin kendilerinde olmadığını anlayan  bu iki silahşör ilginç deneyimler yaşayacaktır.


20 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Pan's Labyrinth (2006)

Guillermo del Toro
’nun yazıp yönettiği film, 1944 yılında İspanya’da geçer. İspanya savaş halinde. Kırsal bir kesimde, komutan Vidal önderliğindeki İspanya ordusu, dağlardaki ayrılıkçı birliklerle sürekli çatışmakta. Böyle bir ortama Vidal’in yeni evlendiği karısı Carmen ve üvey kızı Ofelia gelir. Geliş sebepleri ise Carmen’in doğum yapacak olması ve Vidal’in  bu doğum esnasında orada olmak istemesidir. Bu bölgeye geliş esnasında Ofelia labirente rastlar. Bu labirent çevresinde gizemli bir takım olaylar ile karşılaşır ve hayatında çok önemli kararlar vermek zorunda kalır...


18 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Mother! (2017)

Sakin ve sıradan bir hayat süren bir çift, bir gün ansızın hiç beklemedikleri olaylarla karşılaşacaklardır. Evlerine gelen davetsiz misafir çiftimize zor anlar yaşatacaktır. Darren Aronofsky'nin senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerinde Oscarlı oyuncular Jennifer Lawrence ve Javier Bardem yer alıyor.


14 Kasım 2020

Bir Sinema Anısı: Çöpte Dostoyevski Buldum

Yıllar önce televizyonda bir belgesele rastlamıştım. Belgeselin ismi “Çöpte Dostoyevski Buldum”du. O zamanlar izlediğim belgeseller hayvanlar aleminden ibaret olduğundan, bu belgeseli izlemem benim için farklı bir deneyimdi. Yıllar geçmesine rağmen, ben ne izlediğim bu belgeseli unutabildim ne de belgeselin baş kişisini. Geçtiğimiz sene, Şubat ayıydı. İnternette bir etkinlik haberi gördüm: “Kıraathane İstanbul Edebiyat Evi”nde Enis Rıza Sakızlı”nın Çöpte Dostoyevski Buldum belgeseli gösterilecek ve bitiminde yönetmeni ile söyleşi yapılacaktı. Bu fırsatı kaçıramazdım... Yıllar sonra tekrardan belgeseli izlemek için düştüm yollara.


13 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Persepolis (2007)

Marjane Satrapi’nin çok satan çizgi romanı “Persepolis”ten uyarlanan animasyon film, küçük bir kız çocuğunun gözünden İran Devrimi’ni anlatıyor. Marjane ve ailesi, baskıcı Şah iktidarının devrilmesini büyük bir sevinçle karşılarlar ancak bu sevinçleri pek uzun sürmez. Çünkü her şey daha kötüye gider. Sancılı yılların ardından, demokratik bir yönetim sisteminin geleceği umulurken, Şah iktidarı yerini Molla iktidarına bırakmıştır.


10 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Barton Fink (1991)

New York’ta ün sahibi olmuş bir oyun yazarı olan Barton Fink, hesapta olmayan bir teklifle karşı karşıya gelir. Kendisinden Los Angeles’ta bir senaryo yazması istenir. Ancak gerekli görüşmeler sırasında istenilen senaryonun oldukça kaba bir içeriğinin olması gerektiğini öğrenir. Bu hiç ona göre olmadığı için tıkanıklık yaşamaya başlar. Kaldığı otelde komşusu olan Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink’in hayatına bu süreçte başka insanlar da girer ancak ihtiyacı olan ilhamı yakalamasına katkıda bulunamazlar. Sıkıntının tavan yaptığı bir noktada Fink, kendisini umulmadık bir cehennem tablosu içinde bulur.


2 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Buğday (2017)

Film, yakın gelecekte geçer. Besin kaynakları minimuma inmiş, genetiği oynanmış tohumlar artık üretilemeyecek duruma gelmiştir. Ülke, kent ve verimsiz çorak araziler olarak sınırlara ayrılmıştır. Üstelik bu sınırlar manyetik kalkanlarla korunmaktadır. İnsanlar dışarıdan çocuk yaşta belirli kriterlere göre kente alınmaktadır. Erol Erin tarafından yapay tohumlar üretilmektedir ama bu tohumlarda yavaş yavaş etkinliklerini yitirmekte ve bilinemeyen nedenlerle üretilemez yada iş göremez hale gelmektedir. Cemal Akman isimli bilim adamı ise hiç bir zaman saf tohumun üretilemeyeceğini iddia etmektedir ve bir süre sonra ortadan kaybolmuştur. Film Erol’un Cemal’i araması olarak nitelendirilebilir ve bir yolculuk hikayesine evrilir. Ölü Topraklara yolculuk...


27 Ekim 2020

Filmlerde "Kaçan Kovalanır" Sahneleri

Bu listemizi kaçanlara ve onları "kovalayanlara ayırıyoruz. Malumunuz her aksiyon filminde kaçma-kovalamaca sahnesi görmek mümkün. Jackie Chan filmleri aksiyon ağırlıklı olduğundan, kaçma kovalamaca sahnelerini hemen hemen her filminde görmekteyiz. Ya da Harrison Ford'un oynadığı filmlerde sürekli kovalamaca sahneleri olması onun bir dönem lakabının "koşucu" olarak anılmasına sebep olmuştur. Biz listemizi hazırlarken bu filmlerdeki sahnelerden ziyade daha epik ve akılda kalıcı sahneleri seçmeye özen gösterdik. Seçtiğimiz sahneler filmin de önüne geçip kendi ününü yarattan sahnelerdi. Şimdi sizleri bu üç "Kaçan Kovalanır" sahnesiyle baş başa bırakıyoruz.


Bağımsızlığını İlan Etmiş Eller

Ünlü bir piyanist, en büyük korkusunun ellerini kaybetmek olduğunu söylemişti. Bir ressamdan da duymuştum bu sözlerin benzerini. Bu korkular yersiz olmasa gerek; insanın gelişiminde, modern bir canlıya dönüşmesinde en büyük pay sahibi ellerdir. Ateşi bulan insanın elleri şimdi bilgisayar başında minicik tuşlara basarak uzaya roketler yolluyor. Ellerimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Onlar olmasa bu gelişmelere tanıklık edebilir miydik acaba? Ancak dost bildiğimiz eller bazı filmlerde insanların en büyük düşmanı olabiliyor. Listemizin başlığı olan "Bağımsızlığını İlan Etmiş Eller" aslında bir hastalık. Alien Hand Syndrome (Yabancı El Sendromu) olarak bilinen bu hastalığın temel sebebi, elleri kontrol eden birincil motor korteks denen beyin bölgesinin, premotor korteksten izole olmasıymış. Çok fazla detaya girmemize gerek yok, böyle bir hastalık olduğunu bilmemiz yeterli. Bu yazıyı okuduktan sonra ellerinize sahip çıkmayı unutmayın...