Sayfalar

29 Ocak 2021

Yeşilçam'da Üçüncü Türden Yakınlaşmalar (Özel Dosya)

Bilim kurgu, sinemamızda sıklıkla karşılaştığımız bir tür olmasa da özellikle Yeşilçam döneminde ilginç örneklerine rastlıyoruz. Maksat Sinema Olsun ekibi olarak, bu ilk örnekler arasından, uzay macerasını konu edinen 6 filmi sizler için seçtik ve büyük bir keyifle yazdık. Bilim kurgunun 
ülkemizdeki en çarpıcı örnekleri olan bu filmlerin; uzaylılara nasıl baktığını, teknik imkanlarını, hikaye anlatma becerilerilerini, kısacası başarılarını ve başarısızlıklarını gözler önüne seren bu eleştirileri okurken çok eğleneceksiniz. Dikkat edin! Yeşilçam’a bir cisim yaklaşıyor! İyi okumalar...


24 Ocak 2021

Badi (1983)

Çok değil, yarım asır önceye kadar dünya dışında yaşayan bir varlık fikri herkes için inanılması zor bir fantazya iken, şimdi bu fikre inanmayan birini bulmak imkansız denecek kadar zor! İnsanların bu fikri kabullenmesindeki en büyük payın sinemaya ait olduğu yadsınamaz. Ama 1920’lerde çizgi romalarda başlayan, 1940’larda da sinemaya sıçrayan bu “uzay operası”
[1] çılgınlığını aslında çok daha gerilere götürmemiz gerek. Elbette Edgar Allen Poe, Jules Verne ve H. G. Wells gibi dâhi yazarların uzay macerası konusunda çarpıcı eserler verdiklerini biliyoruz. Ama insanoğlunun göklerde dolaşmayı düşlediği anlar sadece modern çağda karşımıza çıkan bir ayrıcalık değil. Zamanda geriye, çok daha geriye gittiğimizde, antik çağlarda karşımıza çıkan manzara insanı şaşkına çevirecek cinsten! Libya çöllerindeki mağara resimlerinden, Guatemala’da bulunan kabartmalara; Asur silindir mühürlerinden Aztek tören disklerine; Meksika’da bulunan ayin vazolarından Sahra Çölü’ndeki Tassili kaya resimlerine… Farklı coğrafyada, farklı zamanlarda ve farklı kültüre sahip insanların elinden çıkan bu eserlerde, illaki “uzay”a ait bir şey görüyoruz. Bu gökyüzünde süzülen insanların mağara duvarına yapılmış bir tasviri de olabiliyor, silindir bir mühürdeki stilize bir “uçan daire”de… “Yıldızlara Dönüş” kitabında Erich von Däniken, Amerikalı tanınmış uzay biyoloğu olan Carl Sagan’ın “Dünyamız tarihi boyunca en azından bir kez dünya-dışı bir uygarlığın temsilcileri tarafından ziyaret edildi” dediğini yazar. Zaten beyaz perdenin dünyaya ayak basan uzaylılarla dolmasına yol açan da işte bu fikir değil midir? Yani, “Acaba ne zaman gelecekler?” değil de “Geldiklerinde ne oldu?” sorusu. Tabii ki bu soru yurdumuzun topraklarında da soruluyor ve cevap “Badi” (1983) filmi oluyor…