Sayfalar

31 Aralık 2020

Kırışıklıklar - Paco Roca (Çizgi Roman Eleştirisi)

İspanyol karikatürist Paco Roca’nın grafik romanı “Kırışıklıklar”, baş karakteri Emilio’nun yaşlılığında, hayatının son demlerini rahat ve huzurlu bir ortamda yaşaması için huzur evine yerleştirilmesiyle açılıyor! Tabii iyi niyetli birisi böyle düşünebilir ama gerçekte olan ise çocukların küçüklüklerinde kendilerini bakan büyüten anne babalarını, onlar yaşlanınca huzur evlerine “postalamaları” olarak söyleyebiliriz. Acı ama gerçek… Emilio’nun çocuğu da hayat telaşı, belki eşinin zorlanıp istememesi gibi sorunlardan dolayı babasını bakım evine bırakıyor. Oğlu, Emilio’yu hangi sebeple huzur evine bıraktığını söylenmese de Emilio’nun kendisinde “alzheimer” başlangıcı olduğu için sebebini tahmin etmek çok zorlaşmıyor…


21 Aralık 2020

A’mâk-ı Hayal: Birinci Kitap - Mustafa A. Kara (Çizgi Roman Eleştirisi)

İnsanoğlu, ciğerlerini acıyla dolduran o ilk nefesi aldığı anda, büyük yolculuğuna da ilk adımını atmış oldu. Evet, hayat büyük bir yolculuktur. Bu yüzden de bu büyük yolculuğu daha iyi idrak etmemizi sağlayan her küçük yolculuk, varoluş bilmecesini çözmemizde bize biraz daha yardımcı olacaktır. Bu bazen fiziksel bir yolculuk olabileceği gibi bazen de düşsel bir sergüzeşt ya da manevi bir seyahat de olabilir. Tuti Kitap’tan çıkan, Mustafa A. Kara’nın Filibeli Ahmed Hilmi’nin aynı adlı eserinden senaryolaştırıp çizdiği “A’mâk-ı Hayal”, başkarakterimiz Râci’nin hayallerinin derinliklerinde unutulmaz bir yolculuk vaat ediyor. Bu yolculukta bazen Gotama Buda ile hasbihâl ediyor, bazen Hürmüz’ün ordusunun bir neferi olarak kılıç kuşanıyor, bazen de küçük bir Hintli çocuk olarak Yaratılış’a tanıklık ediyoruz…


5 Aralık 2020

Yaşlı Adam ve Deniz - Thierry Murat (Çizgi Roman Eleştirisi)

“En güzel şiirler,” der Ahmet Hâşim, “manalarını okuyucunun ruhundan alan şiirlerdir.” Büyük şaire katılmamak elde değil. Ama ben biraz da haddimi aşarak, bu cümleyi bütün edebi eserlere hatta bütün sanat eserlerine uyarlamak isterdim. Kağıttaki harf toplulukları, perdedeki hareketli görüntüler ya da tuvaldeki boya lekeleri; okuyucuyu, izleyiciyi -ya da ne demek istiyorsanız onu deyin- iç dünyasında yaptırdığı yolculuk kadar başarılı değil midir? Nihayetinde sanat, içsel bir yolculuğun kapılarını aralamaz mı? Bu “yolculuk” illaki gerçek hayattan kaçış olmak zorunda değildir; bazen bir yüzleşme bazen bir kabullenme bazen de bir mücadeledir. Ama hepsi hayatın bir parçasıdır. Belki de sanat eseri, hayattan beslendiği kadar güçlüdür. Bilgi Yayınevi’nden çıkan, Fransız çizer Thierry Murat’ın Ernest Hemingway’in aynı adlı romanından uyarlayarak yazıp çizdiği “Yaşlı Adam ve Deniz”, insan ve doğanın kadim mücadelesini lokal ölçekte ve olabilecek en yalın şekilde anlatırken, herkesin farklı okumalar yapabileceği zengin bir hikaye deneyimi sunuyor. Ama farklı okumalar ile cebelleşirken boğulup “hayat” tadındaki bu hikayenin sunduğu asıl güzellikleri kaçırmanız da oldukça olası. Zira bu çizgi roman, tıpkı uyarlandığı eser gibi asıl gücünü sadeliğinden ve samimiyetinden alıyor…


1 Aralık 2020

Kahraman Türk Kadınları - Mavisel Yener & Murat Sayın (Çizgi Roman Eleştirisi)

Söz konusu vatan olunca hamasi laflar söylemekten geri kalmayan bol olur olmasına da bu vatanı kurtarmak için canını veren kahramanların kim oldukları ve ne yaptıkları pek umursanmaz. Özellikle de er kişinin işi olarak anılan savaşta, kadınların birer “kahraman” olması bir mucizenin gerçekleşmesi gibi nadir hatta imkânsız bir şey gibi görülür. Ama tarihimize baktığımızda bunun böyle olmadığı aşikârdır. Anadolu kadınının hem cephede bilfiil savaştığı hem de cephe gerisinde canını dişine takarak cephane taşıdığı, yaralıları iyileştirmek için çırpındığı, asker için erzak topladığı ve daha sayamayacağımız kadar çok işi layıkıyla yaptığı düşünüldüğünde, kadınların bu vatanın kurtuluşundaki önemli rolü daha iyi anlaşılabilir. Bu kadın kahramanlar arasından haklı olarak sivrilen bazıları vardır ki onlar sembol bir isim olmaktan çok daha fazlasıdır! Bilgi Yayınevi’nden çıkan, Mavisel Yener’in yazdığı ve Murat Sayın’ın çizdiği “Kahraman Türk Kadınları”, Milli Mücadele’nin başarıyla sonuçlanmasında büyük pay sahibi olan kahraman kadınlarımızı; Nene Hatun, Hemşire Safiye, Onbaşı Nezahat, Gördesli Makbule, Asker Saime, Tayyar Rahime, Kılavuz Hatice ve Kara Fatma’yı mercek altına alıyor…


29 Kasım 2020

Bloodshot Cilt 1: Dünyayı Ateşe Boğmak - Duane Swierczynski & Manuel Garcia & Arturo Lozzi (Çizgi Roman Eleştirisi)

Bizi biz yapan şey nedir? Nasıl göründüğümüz, nasıl konuştuğumuz ya da neleri sevip neleri sevmediğimiz mi? Bir şeye sonsuz bir inançla bağlı olmamız mı yoksa bizim için kutsal olan bir amacın peşinden gitmemiz mi? Bu sorunun tek bir cevabı olduğunu hiç sanmıyorum. Nasıl her insanın ona özel bir parmak izi varsa, bu sorunun cevabı da her insanda farklı bir anlam ile şekillenecektir. Ama takdir edersiniz ki bizi biz yapan şeyi keşfetmeden önce bir kimliğe sahip olmamız gerekir. Nihayetinde kim olduğunu bilmeyen birinin, ne yapmak istediğini bilmesi de mümkün değildir… Büyülü Çizgi Roman tarafından yayınlanan, Duane Swierczynski’nin yazdığı, Manuel Garcia ve Arturo Lozzi ikilisinin çizdiği “Bloodshot Cilt 1: Dünyayı Ateşe Boğmak” isimli çizgi roman, Bloodshot’un üçüncü kez başa sarılarak anlatılan hikayesinin girizgâhı olma özelliğine sahip. Belki de Valiant Evreni’nin en talihsiz kahramanı olan Bloodshot’un kim olduğunu arayış hikayesi, birçok parçası eksik bir yapboz gibi soru işaretleriyle dolu bir dünyada durmaksızın süren bir aksiyon vaat ediyor.


25 Kasım 2020

Harbinger Cilt 1: Omega’nın Başkaldırısı - Joshua Dysart & Khari Evans (Çizgi Roman Eleştirisi)

Çoğu zaman sıradan insanların hayallerini, sıra dışı güçlere sahip olmak süsler. Ama Spider-Man’in bize öğrettiği bir şey varsa, o da büyük gücün büyük sorumluluk getirdiğidir. Ve şimdiye kadar okuduğumuz ya da izlediğimiz tüm süper kahramanlar aslında bu büyük gücün ezici sorumluluğunu gözler önüne serer. Bazıları bu güç ile baş etmek konusunda zorlansa da sonunda onunla yaşamanın bir yolunu bulur; bazıları ise bu gücün altında ezilir ve yoldan çıkar, sonsuza kadar… Güce sahip olan “iyiler” ve “kötüler” arasındaki çizgiyi belirleyen, belki de bu sorumluluk duygusudur; kişinin kendisine, en yakınındakilere ve içinde yaşadığı topluma duyduğu sorumluluk. Hasılı her şey insanoğlunun kadim iptilası olan güç ile ilgilidir! Büyülü Çizgi Roman tarafından yayınlanan, Joshua Dysart’ın yazdığı ve Khari Evans’ın çizdiği “Harbinger Cilt 1: Omega’nın Başkaldırısı” isimli çizgi roman, geçmişe sünger çekerek Valiant Evreni’nin en popüler kahramanlarından biri olan Peter Stanchek’i yepyeni bir maceranın içinde konumlandırıyor. Gerilim dozu yüksek bu macera, Peter Parker’in zihninde çınlayan o meşhur "büyük güç-büyük sorumluluk” mottosunun bir benzeri etrafında dönüyor: “Güç, taşıması kolay bir armağan değildir.”


22 Kasım 2020

Dragonero - Luca Enoch & Stefano Vietti & Giuseppe Matteoni (Çizgi Roman Eleştirisi)

Her ne kadar akla hemen J. R. R. Tolkien gelse de fantastik edebiyatın köklerini aslında peri masallarında aramamız gerekir. Bununla birlikte Elf ırkından yazılı olarak bahseden ilk kişi de Tolkien değil, Alman yazar Johann Ludwig Tieck’dir. Tieck’in 1812 yılında yayımlanan “Elfler” isimli masalı, üç ciltlik Phantasus adlı eserinin birinci cildinde karşımıza çıkar. Elbette sonrasında fantastik edebiyatın şahlanışı Tolkien’in mimarlığında olacak ve onun açtığı yolda ilerleyen birçok yazar; Elf, Cüce, Ork gibi ırkları bünyesinde barındıran birbirinden farklı fantastik dünyalar inşa edecektir. Oğlak Yayınları’nın markası olan Maceraperest Çizgiler’den çıkan, Luca Enoch ile Stefano Vietti’nin birlikte yazdığı ve Giuseppe Matteoni’nin çizdiği “Dragonero”, fantastik edebiyatın tüm gerekliliklerini yerine getiren bir çizgi roman olarak hem seleflerini anımsatan hem de özgün olmayı başaran macera ve gerilim dolu bir yol hikayesi sunuyor…


18 Kasım 2020

Dövüş Kulübü 3 - Chuck Palahniuk & Cameron Stewart (Çizgi Roman Eleştirisi)

Efsaneyi başlatan “Fight Club” ya da namıdiğer “Dövüş Kulübü” kitabının yayımlanmasının üzerinden neredeyse çeyrek asır geçti. 2015 yılında isminin sonuna “2” rakamını alarak yoluna çizgi roman olarak devam eden “Dövüş Kulübü”, inşa ettiği kaotik evreni bir tık daha öteye götürerek, yaratıcı ekipte bir değişiklik olmadan, yine çizgi roman formatında kaldığı yerden devam ediyor! Ayrıntı Yayınları’ndan çıkan, Chuck Palahniuk’un yazdığı ve Cameron Stewart’in çizdiği “Dövüş Kulübü 3”, dünyaya korkunç bir hızla yayılan bir virüsün yarattığı kaosu merkezine alıyormuş gibi gözükebilir. Fakat bu alternatif kıyamet senaryosu; adı sürekli değişen başkarakterimizin disosiyetif kimlik bozukluğundan kaynaklanan hezeyanlarıyla, Sigmund Freud’a “Ben ne işe yararım?” dedirtecek bir dünya yaratma arzusuyla ve Salvador Dali’nin düşlerinden bile daha Sürrealist olan atmosferiyle bizi beklemediğimiz bir anda suratımıza inen bir yumruk kadar şaşırtıyor.


14 Kasım 2020

Varto - Gorune Aprikian & Stéphane Torossian (Çizgi Roman Eleştirisi)

“Onca insan var, insanlar vardı. Çıkarını sağlayanlar ister camiye gitsinlerdi, ister kilise ya da havraya.” der “Kanlı Topraklar” kitabında Orhan Kemal, “İsimleri ister Ahmet, Mehmet, Ali olsun, ister Bogos, Vartan, Alfred, Haçopulo.” “Öteki”nin hikayesini anlatmak her daim çok zordur. Hele bazı hikayeler girdap gibidir, bir girdiniz mi çıkamazsınız; anlatsanız bir derttir, anlatmasanız bir dert! İşte “Ermeni Tehciri”de böyle bir meseledir. Yıllarca üzerine konuşulmayan ve edebiyatımızda da pek örneği olmayan bu mesele artık çizgi roman olarak karşımızda. Aras Yayıncılık’tan çıkan, Gorune Aprikian’ın yazdığı ve Stéphane Torossian’ın çizdiği “Varto”, “Ermeni Tehciri”nin uygulandığı 1915 yılında bir Türkün refakatinde amcalarının köyüne ulaşmaya çalışan iki Ermeni çocuğun yolculuğuna dahil eder bizi…


12 Kasım 2020

Konuş Maria - Bernardo Fernández (Çizgi Roman Eleştirisi)

Genelde insanlar, anlamadıkları şeyleri yok saymaya, bunu yapamıyorlarsa da ötekileştirmeye bayılır. Bu tarz insanlar için “normal” olmayan her birey, acınması ama daha önemlisi uzak durulması gereken ruhsuz bir varlık gibidir. Tabii ki otistik bozuklukları olan çocuklar da toplumun bu vicdansızlığından nasibini alır. Ama çoğu durumda onlar bunun farkında bile değildir. Zira onlar aslında yaşamla baş etmenin yollarını arar. Öte yandan ebeveynleri ise bir bataklığın içine düşmüştür; tahayyül edilemeyecek kadar dipsiz, karanlık ve çaresizlikle dolu bir bataklık! Bu konuda okumalar yaptığımızda karşımıza çıkacak durum kısaca şudur: çocuğunun otizmli olabileceğini öğrenen ebeveynler önce bunu şiddetli bir şekilde reddediyor; daha sonra da bundan emin olmak için ilgili bütün testleri yaptırıyor. İşte bir cümleye sığan bu süreç, haftalarca hatta aylarca sürecek çileli ve acımasız bir yolculuk demek. Üstelik sonunda alacağınız cevabın, size umut mu vereceğini yoksa umutlarınızı mı yıkacağını da bilmiyorsunuz… Sola Unitas Yayınları’ndan çıkan ve “Bef” adıyla da bilinen Meksikalı çizer Bernardo Fernández’in yazıp çizdiği “Konuş Maria” isimli çizgi roman, işte bu çileli ve acımasız yolculuğun kısa ama suratımıza inen bir tokat kadar çarpıcı özetini sunuyor.