Sayfalar

7 Şubat 2021

Kısa Film Öyküleri - Remzi Karabulut (Kitap Tanıtımı)

Seyyah Kitap tarafından çıkartılan ve 34 yazarı bir araya getiren “Kısa Film Öyküleri”, sinema kitapları içerisinde bir eksiği kapatıyor. Bugüne kadar senaryo ile ilgili yazım teknikleri, senaryo oluşumu, alanında uzmanların senaryo nasıl yazılmalı ile ilgili söylemleri içerisinde örnek bir iki tane senaryo taslağı olurdu. Ancak Remzi Karabulut’un hazırladığı bu kitapta salt senaryolar var ve birinci elden bu senaryoları deneyimleyebiliyorsunuz…

Sitemizin kurucusu ve yazarlarından olan Uğur Tatar’ın “En Güzel Şarkıydı” senaryosu ile katkı verdiği eserin giriş bölümünde Hilmi Etikan ile yapılan bir söyleşiye yer verilmiş. Bu kısa girişten sonra, son sayfaya kadar 34 yazarın senaryosunu okuyabiliyorsunuz. Bu yazarlar arasında tanıdık isimlerde var: Nedim Gürsel, Hakan Bıçakçı, Işıl Özgentürk, Mesut Kara gibi... Diğer yazarların da alanlarında başarı sahibi olmuş, sinema ile ilgili kimseler oldukları kısa bir araştırma sonrası ortaya çıkıyor.

Sinema kitapları zaten ülkemizde çok az baskı yapar. Son zamanlarda biraz artış gösterse de piyasada bu kitapları bulmak hayli zordur. Yekten sadece sinema kitapları basan yayın evi sayısı 5’i geçmez. Senaryo ise bu sinema kitapları içerisinde en fazla görmezden gelinen türdür. Var olan senaryo kitapları senaryo yazımının temeline dayanır ve teknik bilgi verir. Ancak bu kitaplar içerisinde sağlıkla okunacak senaryo örnekleri çok azdır. Kısa film çekmek isteyip yazacak senaryosu olmayan ya da senaryo yazmak için yardımcı kaynak arayanlar için “Kısa Film Öyküleri” deniz feneri gibi ışığıyla yeni senarist arkadaşlara ve yönetmenlere yol gösterecektir.


Kitabın kapağı oldukça sade olmuş. Kitapçılarda bu kitapla karşılaşan ve kitabı ilk defa gören okurlar için pek ilgi çekici olduğunu düşünmüyorum. Albenisi daha kuvvetli bir kapak tasarımı ve dikkat çekici bir illüstrasyon çalışması yapılabilirdi. Onun haricinde senaryolar aynı tornadan çıkma gibi geldi bana. Gerilim, bilimkurgu, aksiyon, savaş vb. türlerde senaryo göremiyoruz. Evde geçen, sosyal ilişkilere bağlı, çoğunlukla durağan hikayeler bunlar. Yani aynı filmin sahnelerini izler gibiyiz. Bu dediklerim senaryoların kötü olduğu anlamına gelmesin, sadece farklılık görmek isterdim. Tür olarak ayağı daha sağlam yere basan, filme çekilmek istense maliyet açısından çekilmesi elverişli işler gibi gözüküyorlar. Yani bu bilinçli bir tercih olabilir ancak türler arası gezinen bir katalog görsek daha iyi olurdu.

Ne dersek diyelim şimdi kitapevlerinde bulunması çok zor olan bu kitabı edinip kendinizi sınayabilirsiniz. Kim bilir belki okuduğunuz bir senaryo örneği hoşunuza gider ve yazarıyla irtibata geçip projeye start verirsiniz. Neden olmasın! Ya da okuduğunuz senaryonun bir kısmı size yeni ufuklar açar, yeni bir fikir oluşturmanıza meydan verir. Şunu da söylemeliyim ki bu kitap kişinin yazma isteğini kamçılıyor. Yapmanız gereken çok zor ve ulaşılması imkansız bir şey değil. Bir kağıt, bir de kalem gerekli! Günümüzde mobil telefon bile yazmak için yeterli.

Günün birinde çok başarılı olmuş, filmi milyonlarca izlenmiş bir yönetmen olmak istiyor olabilirsiniz. Peki aynı yollardan geçen başarılı yönetmenler hangi yoldan yürüdüler. Ya kendi filmlerinin senaryosunu yazdılar ya da edebi eserde adapte edip yeni bir eser ortaya çıkardılar. Veyahut senarist ekibi ile çalışıp sadece filmin görselinin peşinde koştular. Ne olursa olsun  bir filmin olmazsa olmazlarından biridir senaryo. Belki de en önemlisidir. Fikirdir. Görselin oluşmasına kaynak eden birincil değerdir. Filmin ruhudur. İşte siz de filminize ruh üfürmek istiyorsanız yazmalısınız. Yılmadan usanmadan yazmalısınız. Bu kitabı içtenlikle, eli kalem tutan herkese tavsiye edebilirim…


Konuk Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönder