Sayfalar

29 Ocak 2021

Yeşilçam'da Üçüncü Türden Yakınlaşmalar (Özel Dosya)

Bilim kurgu, sinemamızda sıklıkla karşılaştığımız bir tür olmasa da özellikle Yeşilçam döneminde ilginç örneklerine rastlıyoruz. Maksat Sinema Olsun ekibi olarak, bu ilk örnekler arasından, uzay macerasını konu edinen 6 filmi sizler için seçtik ve büyük bir keyifle yazdık. Bilim kurgunun 
ülkemizdeki en çarpıcı örnekleri olan bu filmlerin; uzaylılara nasıl baktığını, teknik imkanlarını, hikaye anlatma becerilerilerini, kısacası başarılarını ve başarısızlıklarını gözler önüne seren bu eleştirileri okurken çok eğleneceksiniz. Dikkat edin! Yeşilçam’a bir cisim yaklaşıyor! İyi okumalar...


Uçan Daireler İstanbul’da (1955)
Yönetmen: Orhan Erçin

Tüm olmamışlıklarına rağmen “Uçan Daireler İstanbul’da”nın saygı duyulacak tarafları da yok değil. Bana kalırsa en önemlisi de çekildiği dönem ve sahip olduğu kısıtlı imkanlar düşünüldüğünde, birçok zamandaşı gibi başka filmlerden araklama yoluna gitmemiş olması. Rasathane ve uçan daire gibi film için oldukça önemli mekanlar, yaratıcılıktan uzak bir cılızlıkta olabilir. Yahut kartondan yapılan robot kostümünün evlere şenlik tasarımı ya da uzaylılara ait aletlerin pespayeliği sinirlerinizi zıplatabilir. Ama yönetmenin her şeyi imkanlar ölçüsünde kotarmış olmasına saygı duymamak da elde değil. Filmin, vaat ettiği komediyi başarıyla veremediği ya da bir ilk olarak türün ülkemizde gelişmesine önemli bir katkı sunamadığı ortada. Ama onu ciddiye almadan izlediğiniz vakit, keyifli dakikalar geçirebileceğinizi de itiraf etmeliyiz. (UĞUR TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Turist Ömer Uzay Yolunda (1973)
Yönetmen: Hulki Saner

Turist Ömer serisi Yeşilçam’ın güldürü türü örneklerinden biridir. Bu seri aynı zamanda Türk sinemasında en başından beri var olan seri komedi filmi geleneğini sürdürmüştür. Helal Olsun Ali Abi filminde tanıştığımız Turist Ömer tiplemesi tutunca karakterin üzerinde çalışılmış, serinin ilk filmi olan Turist Ömer, 1964 yılında vizyona girmiştir. Seri boyunca Almanya, Arabistan, Afrika, İspanya’yı dolaşan Turist Ömer'in en sonunda yolu uzaya düşer. Esasında Yeşilçam'da fantastik ve bilimkurgu tarzına pek fazla rastlanmaz. Çünkü maliyetlidir. Yine de 70’ler bu türün en çok iş yapan dönemidir. Daha çok çizgi roman ve Amerikan bilim kurgularından uyarlanan filmler çekilmiştir. Halk kahramanımız Turist Ömer de 70’lerin ortasında bu modaya uymuş ve uyarlama bir bilimkurgunun içinde yerini almıştır. İlk filmden 9 yıl sonra yani 1973 yılında vizyona giren Turist Ömer Uzay Yolunda filmi serinin son filmi olur. Ayrıca serinin en ilgi çekici filmi olduğu da aşikardır. Fakat özgün bir hikâye değildir. Star Trek dizinin The Man Trap bölümünden uyarlanmıştır. Dünya sinema tarihinin uzun metrajlı ilk Star Trek filmidir. (AYŞENUR ÖZDEMİR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Astronot Fehmi (1978)
Yönetmen: Naki Yurter

Yönetmen Naki Yurter, asıl ismiyle Yaki Veligradino, Yeşilçam’da 1972 senesinden 1980’e kadar toplamda 51 film çekerek kırılması zor bir rekora imza atmıştır.  Yönetmen, sadece 1979 senesinde 28 film çekecektir. 1979 senesi Yurter için epey verimlidir. Sanki 1 sene sonra piyasadan uzaklaşacağının ve bir daha yönetmenlik yapmayacağının farkına varmış ve tüm maharetlerini 1979 senesinde sergilemiştir. Bu sene içerisinde “Turkish I Spit On Your Grave” olarak ismini duyurmuş “İntikam Kadını” filmini çeker. Film, 1978 senesinde çıkan “I Spit On Your Grave”, Türkçe ismiyle “Mezarına Tüküreceğim” filminin uyarlamasıdır. Aynı yıl gerçek anlamda çekilen ilk porno olarak lanse edilen “Öyle Bir Kadın ki” filmini çeker. Porno-Polisiye olarak tarihe geçen bu filmden önce, yazımızın da konusunu içeren Astronot Fehmi filmini çeker. Bilimkurgu soslu erotik film olan Astronot Fehmi gerçekten ilginç bir filmdir. Kendisine sinefil diyen, tür ayırt etmeksizin  peşi sıra filmler izleyen her seyircinin bu filmi mutlaka izlemesi gerekir. Ama dikkat, sizi bazı konularda uyarmam gerekecek… (UMUT UÇAN)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Dünyayı Kurtaran Adam (1982)
Yönetmen: Çetin İnanç

1982 yapımı Dünyayı Kurtaran Adam, senaryosunu Cüneyt Arkın’ın yazdığı bir filmdir. Hollywood bilim kurgu filmlerinin düşük bütçeyle replika edilmeye çalışıldığı filmin yönetmeni ise Çetin İnançtır. Çetin İnanç’ı bir sahneyi ikinci kez çekmeyen yönetmen olarak tanıyoruz. Filmde de bunu çok açık bir şekilde görüyoruz. Filmin çekelim, gidelim kafasıyla çekildiği aşikâr. Bu filmin çekildiği yıl içerisinde aynı yönetmenin yedi film daha çekmiş olması bunun bir kanıtı gibi. Bu da bu tarz yönetmenlerin filmlere sanat olarak değil, iş olarak bakıyor olmasından kaynaklı. Hatta film o kadar baştan savma ki karakterlerin isimleri üzerinde bile düşünülmemiş; Sihirbaz, Bilgin gibi uydurma isimler seçilmiş! (AYŞENUR ÖZDEMİR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Badi (1983)
Yönetmen: Zafer Par

Badi, Dünya’ya indikten sonra bir taraftan çocuklar, bir taraftan polisler ve bir taraftan da bilim adamları derken, kendimizi Bermuda Şeytan Üçgeni’nin tam ortasında buluruz. İpe sapa gelmez bir sürek avının hızlı temposuna ayak uydurmaya çalışırken, ne olup bittiğini takip etmenin zorluğu da cabası! Hiç abartmadan söylüyorum ki, uzun metraj bir filme göre 78 dakikalık süresiyle kısa diyebileceğimiz bu film, seyircinin nefes almasına izin vermeyen temposu ile bazen üç saatlik bir filmden çok daha yorucu olabiliyor. “Haydi Çocuklar Haydi! Güle Güle Badi!” şarkısı ile film nihayete erdiğinde, ancak rahat bir nefes alabiliyoruz.  (UĞUR TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Homoti (1987)
Yönetmen: Müjdat Gezen

Film, komik olmasının yanında mesajlar da barındırıyor. Müjdat Gezen’in Türk haberciliği hakkında yaptığı açıklamalar siyasi yönünü gösteriyor. Kendisinin sahte haber yapması ile tümevarıma ulaşıyor. Homoti’nin eşcinsel olması tür içinde yeni bir deneme olarak ününe ün katıyor. Homo gezegeninde diktatör olması ve oradan kaçması, Ali ile devletlerin yönetim şeklini konuştukları sahneler yine mesajı olan sahneler. Homoti’nin yaşsız olması ve bir takım güçlere sahip olması (daha çok telepatik) karaktere canlılık veriyor. (UMUT UÇAN)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

0 yorum :

Yorum Gönderme