Sayfalar

4 Kasım 2020

Yönetmen Levent Demirci ile Röportaj 1: Oyunculuk

Kısa filmleriyle tanınan, geçtiğimiz sene "Sonbahara Doğru" isimli uzun metraj filmiyle karşımıza çıkan Levent Demirci ile yapmış olduğum bu röportajda, oyuncu seçimi, oyuncularla iletişim ve oyunculuk üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Umarım okurken keyif alırsınız.


Röportaj: Umut Uçan


Levent Abi, çekmiş olduğunuz kısa filmlerdeki oyuncu seçimleriniz üzerine konuşmak istiyorum. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

Hikayeyi yazarken karakterlerinizi kimin oynayacağına dair fikirler aklınızdan geçer. Bu karakterleri kimin oynayabileceği  senaryoya  şekil verdikten sonra  netleşir. Çünkü o hikayede, perdede gördüğünüz şey, yönetmenin dili, yönetmenin tavrı, yönetmenin görüşüdür. Her ne kadar senarist başkası da olsa, bunu görüntü yönetmeni de çekse, kurgusunu yapan farklı biri de olsa son söz yönetmenindir. Yönetmenin imzasını taşır film. Oyuncu seçimi de film yapım aşamalarından bir tanesidir ve bence en önemli aşamalarındandır. Çünkü yazdığınız karakterlere hayat verenler oyunculardır. 

Şimdiye kadar kaç kısa film yaptınız? Kısa filmlerinizde hangi ünlü oyuncularla çalıştınız?

Ben 8 kısa film yaptım, ikinci filmimden itibaren çıtamı biraz daha yukarıya çekmeye çalıştım. İkinci filmimde Orhan Gencebay’a müzik yaptırdım, üçüncü filmimden itibaren de ünlü oyuncularla çalışmaya başladım. Ayşegül Günay ve Bora Özkula ile çalıştım. Daha sonra Melih Ekener, uzun metraj filmlerden tanıdığımız Sibel Dilan Kalço ve son olarak Cahit Kaşıkçılar ile çalışma fırsatı buldum. Hikayenizi inandırabilirseniz oyunculara ulaşmak artık çok kolay.


Oyuncu seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Seçtiğiniz oyuncularla çekim öncesi nasıl bir çalışma yürütüyorsunuz?

Gözünüzde gördüğünüz bir şeyi yaşatmak çok önemli. Bunu da o oyuncuya iyi bir şekilde anlatmanız gerekiyor. Oyuncunuzla iyi bir iletişime sahip olmanız gerekli. Karakter tipolojisini oturturken öncelikle o karakterin alt metnini doldurmanız gerekiyor. Seçmiş olduğunuz oyuncu ile bolca zaman geçirmiş olmanız gerekiyor. Oyuncuyu iyi tanımanız gerekli. Ben diyordum ki, "Oyuncumla aşk yaşamalıyım! Onunla zaman geçirmeliyim, istediğim karakteri iyi anlatmalıyım, onu iyi tanımalıyım ki o karakterin alt metnini ona rahat vereyim." Bu sözlerin benzerlerini “Napoli’nin Sırrı” filminin çekiminden sonra “Ferzan Özpetek”ten de duydum. Bence filmlerinden aldığı başarı bundan geliyor.

Şimdiye kadar çektiğiniz kısa filmleri düşündüğünüz de çok iyi anlaştığınız ya da hiç anlaşamadığınız oyuncular oldu mu?

Ben son filmimde Cahit Kaşıkçılar ile çok iyi bir bağ kurdum ama maalesef başrolde ki bayan oyuncumla çok iyi oyuncu olmasına rağmen o bağı kuramadık. İyi iletişim kuramamamız yüzünden filmde o bölüm açık kaldı. Bu bizim için kötü bir deneyim oldu. Tiyatroda kendisini izlemiştim ama maalesef kamera karşısına gelince işler istediğimiz gibi gitmedi. Çünkü hiç okuma provası yapmadık, hiç bir şekilde tekrar yapmadık. Sadece çekeceğimiz hafta bir araya geldik. Ben 5 ay önceden senaryoyu vermiş olmama rağmen maalesef son bir haftada buluşabildik ve bu da çok üzdü bizi. Neticesinde sahnelerden istediğimiz sonuçları alamadık. Ama Cahit Kaşıkçılar ile zaman geçirdik, karakter hakkında konuştuk ve daha verimli oldu.

Sizce sinema oyunculuğu ile tiyatro oyunculuğu arasında ne gibi farklar var?

Sinema oyunculuğu ile tiyatro oyunculuğu çok farklı alanlar. Tiyatrocular sahnede çok büyük oynayabiliyorlar ama maalesef o yaptıkları mimikler kamera karşısında çok komik ve abartılı durabiliyor. Bir tiyatrocu ile çalışırken bence en önemli detay bu büyük oynama meselesi. Çünkü tiyatroda oyuncular büyük oynayarak, rollerini uzak mesafeden de anlaşılır bir hale sokmak zorundalar. Ama sinemada, kamera karşısında öyle olmuyor. Jest, mimiği kamera karşısında çok dikkatli kullanmaları lazım. Özellikle yeni mezun tiyatrocular bunu anlamıyorlar. Belki basit görüyor ama sinema çok daha zor tiyatrodan. Tiyatroda ezberledikleri metnin üzerinden gidip bir kere oynuyorlar ama sinemada öyle değil! Defalarca tekrar yapılıyor, açılar farklılaşıyor. Tiyatroda üç-beş temsil yapıyorsunuz ama sinema konserve gibidir. Kaldırıyorsunuz rafa, on sene sonra bir gün aynı raftan çıkartıp aynı tatta bunu izleyebiliyorsunuz.


Kısa filmlerinde ünlü oyuncularla çalışmak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Son filmim “Vicdan”da Cahit Kaşıkçılar'dan önce İlker karakterini Taner Birsel'e teklif ettim. Çok güzel geri dönüşler aldım Taner Birsel’den ama farklı sebeplerden dolayı rol için anlaşamadık. Kendisi hiç bir şekilde kısa filmlerde oynamadığını, on seneye yakın hiç bir kısa filmde rol almadığını söyledi. Yani oyunculara ulaşmak düşünüldüğü gibi zor değil. Çok küçük bir dünyada yaşıyoruz, hele ki iyi sinema oyuncuları ile çalışacaksanız onlar ego sahibi insanlar da değiller. Tiyatrocular da ego var özellikle yeni mezunlarda. Sinema oyuncularında ise ego yok. Melih Ekener ile çalıştım, sahnesi olmamasına rağmen bir gün boyunca Bursa’da bizi yalnız bırakmadı. Kendisi hiç de bir şey demedi, biz özür diledik size sıra gelmedi diye. O ise siz işinize bakın koçum der gibi sırtımızı sıvazladı. Bu çok önemli  bir konu. Bu oyunculuk ahlakı işte. Cahit Kaşıkçılar mesela gala gecesinde çok nazikti. İşim bittiyse ben gideyim diyordu. Bunlar önemli ayrıntılar. Demek ki biz o intibaı insanlarda bırakmışız ki, bu insanlar bize böyle davranıyorlar; işte bu tadından yenmeyecek bir durum. Bütün kısa filmci arkadaşlar da beğendikleri oyunculara  teklif götürsünler. Ulaşmak da zor değil artık, sosyal medya çok etkili bu konuda. Eğer o insanlar size güvenirlerse, projenize inanırlarsa gelmemeleri için hiç bir sebep yok. Kısa film dediğiniz iki-üç günde çekiliyor, eğer takvimleri de uyarsa projenizde sizle birlikte olacaklardır. Ama şu da var, sanat filmlerinde bazı yönetmenler hiç kamera karşısına geçmemiş insanlardan da bir yıldız yaratabiliyorlar.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Kısa filmci arkadaşlar sette çok rahat olsunlar, her şey sırası gelince olacaktır. Yardımcılarınızla koordineli çalışın. İnşallah kısa filmci arkadaşlar gönüllerindeki işleri yaparlar. Teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim Levent Abi. Yeni filmlerinde başarılar...


Levent Demirci ile yapılan diğer röportajlar:

0 yorum :

Yorum Gönderme