Sayfalar

22 Kasım 2020

Hatırladığım Filmler - Cihan Aktaş

Cihan Aktaş, “Sinema, kitaplar kadar olmasa da her zaman hayatımda önemli bir yer tuttu, bir okuma ve öğrenme yolu olarak” diye başlıyor sözlerine “Hatırladığım Filmler” kitabında. Kendisi edebiyatla uzun zamandır ilgili biri. Romanları, öyküleri ve inceleme–araştırma kitaplarının sayısı 50’yi geçmiş durumda. Hali hazırda karşımızda üretken bir yazar var. Hayal Perdesi Dergisi’nde 2010 yılından 2015 yılına kadar “Büyülü Gerçek” başlığı altında sinema yazıları da yazan Cihan Aktaş’ın sinema içerikli ilk eseri 1998 yılında “Şark’ın Şiiri: İran Sineması” isimli kitabı. Nehir ve Kapı yayınlarından çıkan bu eser, son olarak düzenlenmiş versiyonuyla İz Yayınları’ndan yayınlandı. İz Yayınları sinema içerikli kitaplara verdiği önemle tanınan bir yayınevi ve Cihan Aktaş’ın yazmış olduğu üç kitabı da yayınlayarak çizgilerini devam ettirmekteler. “Hatırladığım Filmler” kitabı da İz Yayıncılık tarafından 2020 Ocak ayında basılmış.

Refahiye’den Başlayıp Seattle’ye Uzanan Sinema Anıları

Hatırladığım Filmler kitabında Cihan Aktaş seyirciliğinin başlangıç yıllarına uzanıyor; ilk sinema sevgisinin tohumlarının atıldığı o biricik anlara, günlere… Erzincan Refahiye’de, akrabası Piltan Teyze’nin “Refah” sinemasında ilk filmlerini izliyor. Memduh Ün’ün Kırık Çanaklar (1961) filmini de bu salonda izliyor, seyirci rekoru kıran Yücel Çakmaklı’nın yönettiği Kabe Yollarında (1969) filmini de. Daha sonra parasız yatılı okuduğu okulda, yemekhanede “haftada iki film İzleyecektim” diyerek devam ediyor sinema ile olan yakın ilişkisine. Bu yolculukta kitaplar da yazarın baş ucu kaynakları. Bulduğu sessiz sakin köşelerde kitaplarına sarılıyor…

İran’da uzun süre yaşayan Cihan Aktaş, ülkenin dilini de öğrenip sinema ile olan temasını biraz daha kuvvetlendiriyor. Artık sadece film izleyen bir seyirciden ziyade başta İranlı ve Türk yönetmenlerle röportajlar yapan sinema araştırmacısına, sinema yorumcusuna dönüşüyor. Kitapta da bol bol İranlı yönetmenlerle yapmış olduğu sohbetler zikredilmiş. Birçok İran filminin yazarın kendi üslubunca incelemesi de kitapta mevcut. Kitabın son bölümünde Cihan Aktaş’ın aktardığı üzere Seattle’da Ursula K. Le Guin’i anlatan belgeseli izliyor ve bu film özelinde yazarın kitapları hakkında kendi düşüncelerini paylaşıyor. Şimdilik son durak burası ama eminim ki bu sinema macerası kendisini başka diyarlara  daha sürükleyecektir.


Mimari Bakış Açısıyla Seçilen Filmler

Yazarın kullandığı dil bağlamında da aramızda bir bariyer oluştu diyebilirim. Arapça, Farsça kelimelerin fazlalığı, bu kelimelere dağarcığında yer vermeyen okurlar için sürekli sözlüğe bakmaları sebebiyle kitabın okunurluğuna ara verdirecektir. İyi tarafından bakmak istersek, lügatımıza yeni kelimeler kazandırmış oluyoruz bu vesileyle. Yazar mimar olduğundan, izlediği film seçimlerini de mimari bakış açısıyla seçiyor veyahut göstergeleri mimari açıdan yorumluyor. Bu bir avantaj ve artı değer ama ne yazık ki kimi yerlerde filmden bahsedilmesini beklerken sadece kendi özel anları ile ilgili yaşadıklarını anlatması beni şaşırttı açıkçası. “Kısık Gözler” başlıklı bölümde Lars von Trier’in Karanlıkta Dans (2000) filmi hakkında iki üç satır bilgi veriliyorken kendisinin görememe hali ve gözlükleriyle yaşadıkları sorun 6 sayfa boyunca aktarılmış. 

Filmlerle toplumsal sorunlar aracılığıyla evrensel bir bağ kurup bu sorunları aktarmak için sinemayı araç olarak kullanan yazar, yer yer sinemadan uzaklaşıp bireysel deneyimlerini de aktarıyor. Ama film hakkındaki düşünceleri aktarırken, kimi yerde film anlatımını uzun tutuluyor, kimi yerde ise filmden ziyade o filmin yaptığı çağrışımları yazıyor. Bazen sinemadan koparak özyaşamsal öyküsünden kesitleri aktarması ise benim gibi birçok okurun da kafasını karıştırabilir. Yazarın edebi kişiliği hasebiyle, yazdığı bu sinema anıları kitabına  yazmış olduğu öykü eserleri gibi muamele ettiğini düşünmekteyim. Bazı bölümler ağdalı ve içini girilmesi zor pasajlarla dolu.

Rehber Bir Kitap

Cihan Aktaş’ın “Hatırladığım Filmler” kitabı rehber bir kitap aslında. Not alınacak epey film ve o filmlerin yönetmenleri mevcut. Akira Kurosava’dan Dersu Uzala (1975) da var, Andrey Zvyagintsev’den Dönüş (2003) de. Ahmet Uluçay giriyor bazen araya, daha sonra Abbas Kiyarüstemi ile röportaj buyur ediyor sizi okumaya. Dünya sinemasında 205 sayfalık bir gezintiye çıkıyorsunuz. Bahsedilen filmler tam manasıyla film çözümlemeleri değil tabii. Filmler hakkındaki duygu durumları desek daha yerinde olur. Eğer ki İran sineması ya da kitapta adı geçtiği gibi “mana sineması” ya da “dini sinema” hakkında araştırma yapıyorsanız bu kitap sizin tam aradığınız kitap olabilir. Kitabın son sayfalarında dizin bölümü de olduğundan dönem dönem araştırma yaparken bu kitap size yol gösterebilir.

İran sineması ve milli sinemamız hakkında ülkemizde sınırlı kaynak olduğunu akla getirdiğimizde, bu ve bunun gibi eserlerin önemi daha da artıyor. Bu alanda içerik üreten sayılı kimselerden olan Cihan Aktaş’ın “Hatırladığım Filmler” kitabını sinema severlere öneriyorum. Kitabın kapak tasarımının sadeliğinin de hoşuma gittiğini söylemeden edemeyeceğim. Sinema severleri bu kitapla buluşturan İz Yayıncılık’a, bu kitabı bana hediye ettiği için teşekkür ederim.


Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönderme