Sayfalar

6 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: O Brother, Where Art Thou? (2000)

Ulysses Everett McGill, bir cezaevinde hüküm giymiş olan ancak kısa zamanda buradan kaçmanın planlarını kuran azılı bir suçludur. Artık ne pahasına olursa olsun bu delikten çıkmaya kararlı olan McGill, iki mahkumu da kendine inandırarak onları, mahkum olmadan önce gömdüğünü söylediği 1.2 milyon dolarlık hazineyi bulmaya ikna eder. Prangaları ayaklarında, macera dolu bir yolculuğa atılan üç gözü pek adamı bu yolculukta bekleyen şeyler ise birbirinden tuhaftır. Peşlerinden gelen memur Cooley'den kaçarken sıra dışı insanlarla tanışacak, bambaşka olaylara tanık olacaklardır. Film, Amerika'nın Büyük Buhran dönemine farklı bir bakış atmaktadır.


1. KİKLOP - BIG DAN

Filmimiz George Clooney'in canlandırdığı Ulysses Everett McGill’in mahkum olduğu hapishaneden yanına iki mahkumu (John Turturro’nun oynadığı Pete ve Tim Blake Nelson'ın oynadığı Delmar) daha alarak kaçışı ile başlar. Daha sonra bu 3 kişinin yolculuklarını izleriz. Tüm film, Homeros’un “Odysseia” destanını rehber edinir kendine. Destanda Odysseia, eşi Penelope’ye kavuşmak için zahmetli ve bol maceralı bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuklardan birinde adamları ile bir adaya denk gelirler. Burada uzun bir süre mahsur kalırlar. Çünkü bu adada tek gözlü devler, Kikloplar yaşamaktadır. Kiklop, mağarada teker teker Odysseia’nın adamlarını avlar. Filmde de John Goodman’ın canlandırdığı Big Dan karakteri, tıpkı mitolojideki Kiklop gibi mahkumlarımızın önlerine çıkan bir engeldir. Bir gözünün bandajlı olması, siyahi birini ayin sırasında öldürecek olmaları Big Dan’in Kiklop olmasını güçlendirir.


2. SİRENLER - GÖL KENARINDAKİ KADINLAR

Yunan mitolojisinde Sirenler, denizcileri etkileyici sesleri ile şarkı söyleyerek büyülermiş. Homeros’un destanında da  Odysseia adamlarının kulaklarını balmumu ile tıkar, kendisini de gemisinin direğine bağlar. Gemileri Sirenlerin bulunduğu adanın yanından geçerken Sirenlerin sesini duyup çıldırma noktasına gelir. Adamlarından kendisini çözmelerini istese de kimse duymazlar. Filmde ise Pete karakteri kadınların tuzağına düşüp mahkumiyetine geri döner. Filmde göl kenarında şarkı söyleyip, güzellikleri ile insanları etkileyen kadınlar mitolojideki Sirenlerdir.


3. PENOLOPE - PENNY

Homeros’un destanında Penolope, Odysseus’un karısıdır. Filmde Everett’in eşinin adı Penny’dir. Penny kocasının hapiste olduğunu zannetmekedir. Başka bir adamla evlenecektir. Destanla aynı paralellikte gider bu detaylar. Everett ve diğerleri, Penny’nin de olduğu bir ortamda takma sakallarını takarak şarkı söylediklerinde gerçek kimliklerini kimse fark etmez ama Penny kocasını tanır. Destanda da Penelope kocasını yıllar sonra görünce diğer insanların aksine tanıyacaktır.


4. LOTUS BİTKİSİ - VAFTİZ

Homeros’un destanında Odysseus ve adamları kuzey rüzgarları sebebiyle "Nilüfer Yiyenler" adasına sürüklenirler. Odysseus’un adamları burada yetişen "Lotus" bitkisinden çok etkilenirler ve yurtlarına dönmeyi unutur ya da vazgeçerler. Filmde de Delmar ve Pete vaftiz törenine denk geliyor ve vaftiz oluyorlar. Günahlarından arındıklarını, artık suçsuz olduklarına inanıyorlar. Ama Everett onlara bunu gidip peşlerinde olan polise söylemelerini ve polisin onları takmayacağını söylüyor. Arınma ruhani olabilir ama hapishaneden kurtulmalarına fayda sağlamıyor. Everett, vaftiz olmuyor ve hedefinden sapmıyor. Zaten filmde hedefi olan bir tek o! Yanındakiler var olmayan para hayali ile oradan oraya koşturmaktalar. Everett ise hedefine kilitlenmiş bir şekilde Penny'ye kavuşmak için uğraş veriyor. Film boyunca kahramanın yolculuğunu izliyoruz diyebiliriz. Kahramanlar demiyorum çünkü tek bir kahraman var o da Everett (ya da Odysseus).


Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönderme