Sayfalar

21 Kasım 2020

Filmlerin Özüne Yolculuk: Kill List (2011)

Ben Wheatley’in yönettiği filmde, Jay isminde önceki işini batıran bir tetikçi ile tanışırız. İşleri telafi etmek için patronları Jay’a bir şans daha verir. Jay’in arkadaşı Gal ile birlik olup 3 kişiyi öldürmesi gerekmektedir. Öldürecekleri hedeflere gittiklerinde işler sarpa sarmaya başlar. Dizginlerin kendilerinde olmadığını anlayan  bu iki silahşör ilginç deneyimler yaşayacaktır.


1. İLK HEDEF: RAHİP

Jay ve Gal’in öldürmesi gereken ilk kişi rahiptir. Diğer iki hedef gibi rahip mesleği de bilinçli seçilmiştir. Rahip, kütüphaneci ve politikacı, toplumun 3 saygın mesleğidir. Biri dini, biri kültürü ve diğeri de siyaseti temsil eder. Ama bu insanların yozlaşmış olduğunu görüyoruz. Kurumların eski saygınlığını kazandırmak için Jay ve Gal bu kurumlardaki kişileri öldürmeye başlıyor.

Kadim zamanlardan günümüze kadar rahiplerden oluşan din adamları sınıfı pek çok dinsel gelenekte hem karizmatik hem de kutsal şahsiyetler olarak görülmüştür. Onlar, tanrının gözetimindeki birer temsilci ve tanrının önemli hizmetkârları olarak algılanmışlardır. Bu anlamda kendilerine yüklenen misyon ile kutsal hiyerarşinin önemli bir tarafını temsil etmişlerdir. Önemli bir din adamı sınıfı olarak rahipler, toplum nezdindeki itibarlarını ve kutsal derecelerini, değişik merhalelerden geçerek ve sıra dışı çabalar harcayarak elde etmişlerdir. Bu deneyimler sayesinde tanrının lütfuna eriştikleri düşünülmüştür. Kutsal hiyerarşideki pek çok dini şahsiyetten sonra gelmelerine rağmen, toplum üzerinde bıraktıkları etki ile oldukça önemli bir işlev elde etmiştir. Bu yönleri göz önüne alındığında pek çok dinde tanrı ile insanlar arasındaki bağı tesis eden ve ikisi arasındaki ilişkiyi düzenleyen bir misyonu da üstlenmişlerdir. Halk nezdindeki bu konumları, kurumsal anlamda da siyasi ve sosyal bir nüfuz elde etmelerini sağlamıştır. Rahipler tarih boyunca elde ettikleri bu konumlarıyla gerek din üzerinde gerekse toplum üzerinde gözle görülür farklar yaratmıştır. Onlar yüklendikleri misyon ile geleneğin muhafızı olmuştur. Tanrısal düzenin yeryüzündeki izdüşümü olarak algılandığı toplumlarda onlar bu kutsal düzenin bekçileri olarak görülmüşlerdir.

Oysaki filmdeki rahip şüpheleri üzerine çekmiştir. Jay ve Gal arasındaki geçen konuşmada rahipin çocuklara tecavüz edebileceği yönünde bir konuşma geçmiştir. Jay’in de ufak yaşta bir çocuğu olduğundan bu konularda hassastır. Gal’e bedavaya bile bu tarz sapık insanları öldürebileceğini söylemiştir. Rahipin aleni şekilde işlediği suçu olup olmadığını bilmiyoruz. Zaten bize gösterilmiyor. Ayinden sonra odasına giden rahipi orada infaz ediyorlar ve rahip öldürülmeden önce Jay’e teşekkür ediyor. Bir nevi günahlarından arındığını düşünüyor olabilir. Öldürülen kişiler seçilmiş kişi tarafından kutsal bir görev için infaz edildiklerini bildiklerinden kendilerini onurlandırılmış olarak görüyor ve Jay’e her seferinde teşekkür ediyorlar.

Bu görevi veren tarikatın örneklerini bolca bildiğimiz intihar tarikatlarından olduğunu söyleyebiliriz. Örnek vermek gerekirse “Halkın Tapınağı Tarikatı” verilebilir. Tarikatın lideri Jim Jones tarafından verilen vaaz sonrası 900 mürit siyanür içerek toplu halde intihar etmiştir. Filmdeki tarikat ise ölümü kutsayarak, kendilerini öldürecek seçilmiş bir kişi arıyorlar. Bunun nedeni bize söylenmiyor, belki kendilerini cezalandıracak birisini istiyorlar, belki acı çekerek sonsuz mutluluğa erişeceklerini düşünüyorlar.

Filmimizin baş karakteri Jay, tam da bu cezalandırma işlemini gerçekleştirecek seçilmiş kişi. Büyük ihtimalle Kiev’de olan olaylar nedeniyle seçilmiş. Bu yüzden öldürdüğü herkes ona teşekkür ediyor. Fakat biz Kiev’de ne olduğunu bilmiyoruz. Bildiğimiz şey Jay’in öfkesini kontrol edemediği. Arkadaşı Gal’da çoğu seferinde. ona sosyopatça davrandığını söylüyor. Jay'in öldürdüğü ilk üç kişi çok sembolik. Aslında hedeflenen, sırasıyla din, bilim ve politika. Bu üç kurum, insanın üzerindeki süperego yapısını oluşturan temel ayaklardan. Kurumlar yozlaşmamış, kurumların başındakiler yozlaşmış. Bu yozlaşmayı temizlemeye gelen de bu tarikatın belkide deccal, belkide Azrail olarak gördüğü Jay olacaktır.


2. JAY’İN AİLESİ

Filmin açılışında Jay’in karısı ile tartışmasını izleriz. Sorumsuzca davranmaktadır. Ailesine pek vakit ayıramamış, 8 aydır belindeki sorun yüzünden çalışmamış eve para getirememiştir. Küçük oğluna zorla masal anlatmakta, sevgisini pek iyi gösterememektedir. İlerleyen bölümlerde karısı ile daha şiddetli tartışmaları olur.

Burada Jay’in belindeki sorun metaforik bir göndermedir. Filmin son sahnesinin açılış ismi “Kambur”dur. Karısı ve karısının sırtındaki çocuğunu bilmeden öldürmek zorunda kalan Jay ,sırtındaki kamburdan ailesini öldürerek kurtulmuş olur. Son görevidir üstelik bu. Bu görevden sonra tarikat ona taç takar ve liderleri yapar. Öncesinde en yakın arkadaşı ve toplumun en küçük birimi olan aile üyelerini öldürmesi Jay’i tarikatın gözünde kutsallaştırır, hidayete erdirir.

Filmin sonunda Jay kendisini topluma bağlayan ve toplumun bir parçası olmasını sağlayan her türlü bağdan kurtulmuş oluyor. Artık tamamen özgürdür. Nietzsche’nin “übermensch” statüsüne erişmiştir. Bu göndermeyi niye yapıyorum çünkü Gal ve sevgilisi Fiona, Jay’in evine yemeğe geldiklerinde Jay, Nazileri anladığından bahseder. Rahipi öldürdükten sonra da ocakta yakar. Nazilerin yöntemini İngiltere’ye getirmiştir. Hatırlanmalıdır ki Naziler de Yahudileri gaz odalarında toplu olarak öldürmüş, yakmış ve sabun olarak kullanmıştır.

Übermensch, gelecekteki insan öngörüsüdür. İnsan evriminin sonraki aşaması olarak düşünür. Nietzsche, 1883’te yayımlanan Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitabında bahsetmiştir. Kavram tam olarak anlaşılmamış ve Nietzsche felsefesindeki önemi de belirlenememiştir. Filozofa göre mevcut ahlak yapısı köle ahlakı ile şekillenmiştir. Eşitlik kavramına karşı çıkar. İnsanın gerçek doğası olan “güçlü olma isteği” ihmal edilmektedir. Ahlak güçlü olmaya göre yeniden tanımlanmalıdır. 

Nietzsche, her şeyin eleştirisinin yapılmasını ve değerlerin gözden geçirilmesini ister. Ona göre çevresindeki kültür bir çöküş içerisindedir. Hristiyanlık ilk zamanlarından beri köleler arasında yayılmış, yoksul ve ezik insanların saplantısı olmuştur. Hristiyanlıkla şekillenen batı kültürü çöküş içindedir ve yapılması gereken, ona ait her şeyi yenilemektir. Her şeyi yeniden değerlendirecek, apayrı ahlaki ölçütlerle donanmış ve güçlü olma isteğini yaşayan insan da üstinsandır.


3. İKİNCİ HEDEF: KÜTÜPHANECİ

Jay ve Gal, bu sefer kütüphaneciyi infaz etmeye giderler. Kütüphanecilik mesleği de en eski ve en saygın mesleklerden biridir. Din kurumu gibi bu kurumda dibine kadar çürümüştür. Kütüphanecinin deposunda çocuk pornolarına rastlarlar ve Jay kendini kaybeder. Kütüphaneciye evinde türlü türlü işkenceler yapar ve kütüphaneci, rahip gibi ona teşekkür eder. Bir nevi başka bir arınma izleriz. Ama bu sefer rahibi öldürdüğü gibi silahla işini halletmez. Rahipten daha fazla günahkar olduğundan kütüphaneci, çekiç darbeleri ve vücudunda sigara söndürülmesi ile dünyadaki cehennemi tatmış olur. 

Kültür olgusunun da ayaklar altında olduğunu anlatır bize yönetmen. Bu kirlenmişliği hiçbir şeyin farkında olmayan Jay temizleyecektir. Bu tarz pedofili, sapkın kişileri gözünü kırpmadan öldüren Jay adeta seçilmiş kişidir. Tarikatın aradığı kişidir. Gal, Jay’e nazaran daha stratejik düşünen bir görev adamıdır ama Jay daha duygusal biridir. Bu sebeple ekstra başka sapkın kişileri de öldürmeye gitmiştir. Hiç durmayacak bir potansiyeli vardır.


4. TARİKAT

Filmdeki tarikat paganist bir tarikat olabilir. Olabilir diyorum çünkü motivasyonlarına dair belirli bir emare göremiyoruz. Ya da sayılarına yönelik bir tahminde bulunamıyoruz. Gal’in sevgilisi Fiona, doktor, örgütün başındaki adam bu tarikatın üst düzey yöneticileri yüksek ihtimal. Geri kalan üyeler ise biat etmiş gözüküyor. Bir sahnede kızı asıyorlar ve kız kendisi dar ağacına çıkıyor, hiç bir şekilde itiraz etmiyor. Daha sonrasında bu ritüeli alkışlıyorlar. Fiona’nın paganist bir işareti Jay’lerin banyosundaki aynanın arkasına çizdiğini görüyoruz. Jay’in traş olurken kanını sildiği pamukları alıyor. Ritüeller ya da hipnotik bir amaç için kullanılıyor olabilir. Bir sahnede ise örgüt lideri Gal ve Jay’e çark dişlileri diyor. Bunu derken ki amacı yüksek şura yada en tepedeki için herkesin hizmet ettiği, hiyerarşik bir sistemin olduğu. 

Sonuçta bu tarz tarikatlar günümüzde de var. Kullandıkları sembolün şeytani ya da masonik bir anlamı olabilir. Ama kendileri daha çok toplumu düzeltmek ve kendi iç huzurlarına ulaşmak için Jay’i kurtarıcı olarak seçmiş gibiler. Ama bu kurtarıcı bir İsa değil. Nietzsche’nin belirttiği Antichrist yani Deccal.

Filmde geçen nazi göndermesine bakarak da tarikatın kendi Hitler'ini yarattığı söylenebilir. En son, tarikatın emri en yakın arkadaşı ve ailesini katleden Jay’in tüm zayıf yönleri törpülenmiştir. Jay’in düşünecek kimsesi, zayıf yönü kalmamıştır. Ama Jay’in akıl sağlığı ne olacaktır?  Hitler gibi büyük kaoslar yaratabilecek bir potansiyel ortaya çıkabilir ki tarikatında istediği bence budur. Kitlesel olaylar yaratmak...


5. BİR SAĞDUYU ARACI OLARAK GAL

Gal filmde emniyet sibobu olarak görev yapıyor diyebiliriz. Jay’i dizginleyen, onun sağduyusu. Ama bir sahnede paraları cebine atması ve bundan Jay’e haber vermemesi onun zaafları olan  biri olduğunun göstergesi. Bu sebeple seçilmiş kişi o değil. Motivasyonunu para ile sağlaması onun bir yandan zayıf yönü. Ama stratejik düşünmesi, aklı temsil etmesi onu Jay için vazgeçilmez kılıyor. Onlar çağımızın “iki silahşörü”. Kill List, içinde sistem eleştirisi barındıran, gerilim ve gizem ağırlıklı bir film. Yozlaşmış elit mesleklerin tarikat tarafından tasfiyesi, yeniden doğuşun sembolizmi olarak okunabilir.


Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönderme