Sayfalar

14 Şubat 2019

Yakın Plan AŞK (Özel Dosya)

Bugünün “14 Şubat Sevgililer Günü” olması vesilesiyle sizler için özel bir dosya hazırlamaya karar verdik ve daha önce Maksat Sinema Olsun’da yayımlanmış yazılar arasından, aşkın başrolde olduğu 5 uzun metraj filmi özenle seçtik. Ayrıca dosyaya bir tane de kısa film ekledik. Aşkın her zaman klişelere mahkum olmadığını ispatlayan bu filmleri keşfederken keyif almanız dileğiyle, iyi okumalar...


Sevmek Zamanı (1965)

Bir resme aşık olmayı tahayyül edebiliyor musunuz? Resmine aşık olduğunuz kişi, gerçekten aşık olduğunuz kişi olabilir mi? Zira resme aşık olduğunuz da resmin sahibi hayalinizde belirir ve siz ona bir kişilik, bir karakter verirsiniz. Ve aşkından ölmeye amade olursunuz. Peki, resmin sahibi çıkıp gelince karşınıza, hayalinizdeki ile karşınızdaki karakterler örtüşmezse ne yaparsınız? Ki hayaller mükemmeliyetçidir. Gerçek, her zaman o sıradan tavrıyla hayalinizi yıkacaktır. Halil, işte tam da bu ikilemde kalıyor. Ne yapmalı? Hayalinin peşinden mi koşmalı, yoksa karşısında ki kişiye mi aşık olmalı? Yeniden aşık olmak zahmetli iş... Hayallerini bırakırsa yaşadığı şey aşk olur mu? Halil, o bakışlara vuruldu. Peki, Meral hep öyle bakabilecek mi? (NUH ÜRÜN)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Vesikalı Yârim (1968)

Ömer Lütfi Akad imzalı Vesikalı Yârim, Manav Halil ve pavyonda çalışan Sabiha’nın aşkını konu edinir. Bu aşk bize, iki insanın “normal” bir hayatın, yani her ailenin yaşadığı bir hayatın özlemiyle ve sevgi içinde bir yuvada yaşlanmanın hayaliyle bir araya gelmesini anlatır aslında. Bu hem çok sıradan hem de tutkulu bir aşktır. Halil, bir şekilde Sabiha’nın hayatına girer. Evine taşınır, kendince ona aşkın tüm güzelliğini yaşatır. Kendince diyorum çünkü Halil, sevdiği kadına meyve hediye edecek kadar masumdur nazarımızda. Onun aşkı pavyona göre fazla saftır. Onların kendi dünyalarında mutluluğuna şahit olmamız aşklarının en iyi kanıtıdır. (ÜLKÜ TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Candy (2006)

Candy ve Dan kendi cennetlerinde aşkın kanatları ile bulutlara uçuyor, kanatlarını kesen gerçeklerle yeryüzüne düşüyor ve hayallerinin üzerine kurdukları dünyaları yavaş yavaş çökmeye başlayınca kendilerini cehennemde buluyorlar. Ve biz, onların yaşamlarının tüm bu zorlu aşamalarına şahit oluyoruz… (UĞUR TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Collateral Beauty / Gizli Güzellik (2016)

Pek şairane olacak ama filmin vermeye çalıştığı mesajı şu şekilde özetleyebiliriz: “Sevgi” size sırtını döndüğünde, “Zaman” akmayacak kadar yavaş geldiğinde ve “Ölüm” canınızdan can aldığında, yok etmeyin kendinizi, hayata “Umut” ile bakabilmeyi öğrenin ve etrafınızdaki “Gizli Güzellik”leri görmeyi deneyin! (UĞUR TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Passengers / Uzay Yolcuları (2016)

“Passengers”, Dünya’dan kurtulup yeni bir gezegende yeni bir başlangıç yapmak isteyen 5000 yolcunun içinden iki kişinin, Jim Preston ve Aurora Lane’nin hikâyesiyle baş başa bırakıyor bizi. İşte bu ikili, 120 yıl sürecek bir yolculuğun 30. yılında “kaza eseri” uyanıyor ve bir daha uyuyamıyorlar! Neden onların yerine bir başkası değil, bilemiyoruz. Ya da şöyle de sorabiliriz: neden sadece onlar? (UĞUR TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...

***


Signs (2008)

Şimdi izlediğiniz en iyi aşk filmini düşünün… Süreyi kısaltın… Yaklaşık 12 dakika size yeterli olacaktır. Filmin içindeki tüm gereksiz ayrıntıları çıkartın. Klişe olmaktan öteye gidemeyen tüm replikleri törpüleyin ve repliklerin yerine Dmitri Golovko’nun enfes müziklerini ekleyin. Sıkıcı hikâyeyi basit ama etkili bir hikâye ile değiştirin. İşte, alın size “Signs”! (UĞUR TATAR)

Eleştirinin tamamını okumak için tıklayın...


0 yorum :

Yorum Gönder