Sayfalar

24 Aralık 2017

Aile Arasında (2017)

Güldürüsü beğenilen bir senarist olan Gülse Birsel ve başta Engin Günaydın olmak üzere iyi bir oyuncu kadrosu bulunan Aile Arasında filmi, her yaştan izleyiciyi sinemaya davet ediyor. Aile Arasında, komik, eğlenceli, iyi vakit geçirme vaadini gerçekleştiren ve ortalama yurdum insanı için keyifle izlenecek bir film olmuş. Film bittiğinde izlediğinize pişman olmayacaksınız. Film, bir komedi filmi olması açısından temelde gülmeyi vaat ediyor ve bunun hakkını veriyor. En azından izlediğim salon da gülen tek kişi ben değildim. Evet, karın ağrısına sebep muhteşem kahkahalar yok ama herkes gülebiliyor ve hatta filmin birkaç sahnesinde tüm salon kahkahaya boğuldu.


Eksik Kalmış Karakterler

Filme giderken en çok merak ettiğim şey Gülse Birsel’in kendisi için yazdığı karakterdi. Ancak bu konuda çok mutlu olmadım. İlk sahne kesinlikle tatlıydı ancak Mihriban’ı gördüğümde biraz üzüldüm. Orijinal karakterler yaratma konusunda oldukça iyi olan bir senaristin, kendisi için yazdığı karakterin de yeni olması bekliyordum. Mihriban’ı görünce aklıma Gülse Hanımın bir reklam filminde canlandırdığı karakter geldi. Gerçi filmde çok ön planda olmadığı için bu durumu görmezden gelebilirim.

Engin Günaydın, Fikret tiplemesiyle alıştığımız performanslarından birini sergiliyor. Neredeyse her sahnesinde güldürmeyi başaran bir tipleme olmuş. Küfür ve argonun yok denecek kadar az kullanılması da kayda değer bir durum. İlgililere duyurulur: Küfretmeden, argo konuşmadan oldukça komik olunabiliyormuş! Fikret dışındaki karakterler de bir şeyler eksik kalmış sanki… Belki oyunculuk yeterli değil belki de senaryo iyi çalışılmamış. Özelikle Emirhan ve Zeynep üzerinde biraz daha düşülmeliydi belki. Muhtemelen bir devam filmi gelecektir ve belki bazı şeyler devam filmine saklanmıştır. 

Gülümser tiplemesi muhtemelen filmle ilgili birçok yazıda görmezden gelinecektir. Umarım öyle olmaz, tek kelimeyle harika bir tipleme. Devin Özgür Çınar’ı ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Perdede pek fazla görünmese de sıra ona geldiğinde gülümsetmeyi başarıyor.


Yeşilçam’ın Çirkin Ruh Halleri

Yazının bu kısmı spoiler içermektedir!

Her şey iyi güzel de bir mesele var ki bilmem nasıl anlatsam? Yeşilçam filmlerinden bu yana Türk filmlerinin sevmediğim bir yönü vardır: ortalama yurdum insanının ruh haliyle dalga geçmeyi ve sürekli kendi “seçkin” halleriyle onların hallerini değiştirmeye çalışmayı adet edinmiştir. Gülse Hanım, filminde güldürmeyi başardığı gibi Yeşilçam filmlerinin bu çirkin ruh halini diriltmeyi de başarmış. Umarım bu durumun farkında değildir. Filmin kahkahası içinde kaybolurken; ortalama yurdum insanının algısına göre oldukça dekolte/açık giyinmiş Solmaz ve Zeynep’in bu halleri Adanalı iş adamı ve ailesini rahatsız ediyor. Ve bir sahnede kendince uygun bir dille Solmaz’ı giyim konusunda uyarıyor. Ancak Solmaz bu uyarı karşısında “namus burada değil (dekoltesini işaret eder), namus burada (kafasını işaret eder)” diyor ve oldukça sert bir tepki gösteriyor. Ve nihayet filmin sonlarında, ağzından “namus”u düşürmeyen bu arkadaşın karısının kendisini aldatmış olduğunu öğreniyoruz. Ki karısı sokakta tonlarcasını görebileceğimiz ortalama bir yurdum kadını görünümündedir. Bunca namus delisi olan bir adamın karısının böylesi bir ahlaksız çıkmasıyla Solmaz Hanımın namus algısının ne kadar doğru olduğu ortaya çıkmış oluyor. İşte asil Yeşilçam ruhu! Bol hasılat elde etmek için yapılmış bir filmden gülmek dışında bir beklentim yoktu ve gülme beklentimi de karşıladı. Ancak bu anlamsız Yeşilçam ruhu biraz rahatsız etti. 

Hali hazırda hala gösterimdeyken sinemada izlemek hoş bir anı olacaktır. Keyifli seyirler…


Yazar: Nuh Ürün

0 yorum :

Yorum Gönder