Sayfalar

25 Haziran 2017

Sezar’ın Papirüsü - Jean-Yves Ferri & Didier Conrad (Çizgi Roman Eleştirisi)

Haylazlıkta sınır tanımayan Galyalı karakterlerimiz Asteriks ve Oburiks, yepyeni bir macera ile tekrar karşımızdalar! Ama sözlerime başlamadan önce bana bu kitabı gönderen Remzi Kitabevi’ne teşekkür etmek istiyorum. Serinin asıl yaratıcıları René Goscinny ve Albert Uderzo’dan bayrağı devralan, daha önce “Asteriks ve Piktler” kitabı ile tanıdığımız yazar Jean-Yves Ferri ve çizer Didier Conrad ikilisi, “Sezar’ın Papirüsü” isimli çizgi romanda hem “geçmiş”in o unutulmaz tadını yaşatmaya devam ediyorlar hem de “Asteriks ve Oburiks”in evrenine yeni bir soluk getirmeyi başarıyorlar.

Hem Nostaljik Hem Modern

“Asteriks ve Piktler” çizgi romanı ile ilk defa René Goscinny ve Albert Uderzo dışında bir yazar ve çizerin elinin değdiği seri, “Sezar’ın Papirüsü” ile geçmişin izinden giden “yeni” yolculuklarına devam ediyor. Aslında şunu da belirtmekte fayda var, Jean-Yves Ferri ve Didier Conrad, “Sezar’ın Papirüsü”nde serinin ruhuna öyle sadık bir iş ortaya koyuyorlar ki çizgi romanın farklı bir yazar ve çizerin elinden çıktığına inanmak hayli güç. Ama aynı zamanda, “yazılı edebiyat” ve “sözlü edebiyat” arasındaki çatışmayı temel alan hikâyenin, Romalılar ve Galyalılar arasındaki sonu gelmeyen savaşı farklı bir sahaya taşıdığını da eklemeliyiz. Bu bağlamda “Sezar’ın Papirüsü”, hem nostaljik hem de modern taraflarıyla dikkat çeken bir eser olarak öne çıkıyor.

Zekice Yazılmış Bir Macera

“Galya Savaşı Üzerine Yorumlar” isminde bir kitap yazan Sezar, kitapta Roma’nın ihtişamlı(!) başarılarını kaleme alırken gerçekleri hiçbir şekilde çarpıtmamış ve kitabın bir bölümünde bazı Galyalıları hala yenemediklerini itiraf etmiştir. Ama yazı işleri müdürü Bonus Lafebesus’un tavsiyesi üzerine bu bölümü kitaptan çıkartmaya karar verir. Böylece herkes onun yenilmez olduğuna inanacaktır. Tabii işler onun ve yazı işleri müdürünün düşündüğü gibi gitmez ve kitabın orijinal kopyası bir yazıcı tarafından çalınıp Galya Köyü’ne götürülür. Bizde kendimizi hız kesmeyen bir maceranın içinde buluruz…

48 sayfalık kısacık ama dopdolu bir macera sunan “Sezar’ın Papirüsü”, aslında ezeli düşmanların savaş meydanındaki mücadeleleriyle pek ilgilenmiyor. Zira çizgi roman gerçek anlamdaki savaştan daha çok, Romalılar ve Galyalıların kültürlerinin mücadelesine tanık olmamızı istiyor. Belki de çizgi romanın en önemli tarafının bu olduğunu söyleyebiliriz. Jean-Yves Ferri, bulduğu bu dahiyane fikri, yan hikayelerle güçlendirdiği bir yolculuk hikayesinin merkezine yerleştiriyor. Üstelik bu yolculuğa sadece Asteriks, Oburiks ve İdefiks değil Büyüfiks’de katılıyor. Zaten bu yolculuğun biraz da Büyüfiks’in kökenlerine doğru yapılan bir yolculuk olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Büyüfiks’in büyücü dostları ile birlikte zenginleşen yan karakter kadrosu sayesinde daha da eğlenceli hale gelen çizgi romanda, “yazı”, “iletişim” ve “iletişimin ögeleri” gibi unsurları zekice kullanan Ferri, çizgi romanın alt metnini de güçlendirmeyi başarıyor.


Uderzo’nun Çizgilerini Yaşatan Bir Çizer

Bir Galyalının cesur yüreğine sahip olan Albert Uderzo’nun, kadim dostu René Goscinny’nin ölümünden sonra serinin ruhunu koruma çabası ve birçok kesimin olumsuz düşüncesine rağmen bunu büyük bir kararlılık örneği göstererek başarması gerçekten de takdire şayan bir durum. 2011 yılında emekliliğe ayrılan ve şu an 90 yaşında olan Fransız çizer, belli ki emekli olduktan sonra da aynı çabayı seriyi devam ettirecek isimleri seçerken göstermiş. Sonuçta bir çizer için özenle yarattığı ve büyüttüğü bir karakteri, başka bir çizere emanet etmek oldukça zor bir karar. Bunun aynı zamanda riski bir iş olduğunun da altını çizmemiz gerekiyor. Zira Uderzo’nun özgün, neşeli ve zarif çizgilerinin “Asteriks ve Oburiks” evreni ile ne derece özdeşleştiği ortada. Fakat Didier Conrad’ın, titizlikle etüt ettiği Uderzo’nun tarzını -kendi küçük yorumlarını da katarak- yaşattığını gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Hatta kapakta Conrad’ın adını okumasak, bir an için bu maceranın da Uderzo tarafından çizildiğini iddia edebiliriz!

Conrad, Uderzo’nun tarzını yaşatmasının yanında, onun detaycılığıyla yarışacak kadar detaycı çizimleri ile de bizi şaşırtıyor. Genel plan gösterilen mekanlardaki ince işçilik, yakın plan objelerdeki büyük hassasiyet, hareket izlenimi veren art arda kare kullanımının başarısı ve gece çizimlerindeki renklendirme ustalığı gerçekten de Conrad’ın “Asteriks ve Oburiks” evreni için doğru bir tercih olduğunu ispatlıyor. Ayrıca Conrad, perspektif konusundaki başarısı, kullandığı açılar ve karakterleri çerçevede konumlandırma biçimi ile de hikâyeye sinematografik bir atmosfer katmayı beceriyor.

Son Bir Not

René Goscinny ve Albert Uderzo’nun mirasını layıkıyla koruyan, hatta bir adım ileri taşıma gayreti içerisinde olan “Sezar’ın Papirüsü”, sadece çizimleriyle değil hikayesiyle de etkilemeyi başarıyor. Üstelik bununla birlikte, yan karakterleri arka plana itmeyen, zekice göndermeleriyle hayranlık uyandıran ve mizah sosunu doğru bir şekilde kullanan yapısıyla da keyifle okunacak bir çizgi roman olduğunu kanıtlıyor. İkinci kez bir “Asteriks ve Oburiks” macerasına hayat veren Jean-Yves Ferri ve Didier Conrad ikilisi, çizgi romanın sonunda René Goscinny ve Albert Uderzo’ya çok hoş bir saygı duruşunda bulunmayı da ihmal etmiyorlar.

Son bir not olarak, Remzi Kitabevi’nden çıkan Asteriks ve Oburiks’in -“Asteriks ve Oburiks’in Doğum Günü” isimli özel ciltte dahil olmak üzere- Türkçeye çevrilmiş hali hazırda 36 farklı macerasının bulunduğunu hatırlatalım.


Yazar: Uğur Tatar

0 yorum :

Yorum Gönder