Sayfalar

25 Mayıs 2017

Emergency Couple - 1. Sezon (2014)

“Emergency Couple” bir diğer adıyla “Emergency Man And Woman”; başrollerini Song Ji Hyo, Choi Jin Hyuk, Lee Pil Mo’nun paylaştığı 21 bölümlük bir dizi.  Choi Jin Hyuk’un yani Chang Min karakterinin ilk sözü “Bugün burada evleneceğiz, kendimize göre mazeretlerimiz var” oluyor. Çünkü onlar acil çift! Bir çift siyah kundura ve beyaz kurdeleli topukluyla koşarak evlenen bir çiftin hikayesi bu. Güzel şeylerde acele etmek gerek değil mi? Peki bütün bu güzel duygular bir gün biter mi?

Kadın ve erkek ilişkileri her zaman büyük merak konusu olan bir dinamiktir. “Hayatımızda karşımıza ne çıkacağını bilemeyiz. Beklemediğimiz nimetlerde gelebilir, beklenmedik sıkıntılar da gelebilir, hayatımız kökünden sarsılabilir. Bir şey beklemediğiniz anda aniden olursa, kafanız karışır” diye vaaz veren bir rahibin sözleriyle başlayan dizide her şey özetlenmiş gibi. 

İşte böyle peri masalı gibi başlayan aşk ve beraberindeki evlilik kusursuz devam edebilir mi? Aşkın bir sonu vardıysa, daha ilk bölümden bunu görmüş olduk. Aslında hikayemiz çok tanıdık. Zengin bir doktor ailesinden gelen tıp öğrencisi karizmatik bir oğlan ile diyetisyenlik okuyan zayıf karakterli bir kız… Deli gibi âşık olurlar ve gençliğin verdiği aceleci ama bir o kadar da romantik duygu yoğunluğuyla evlenirler. Eğitimlerini bile yarıda kalan çiftin aile baskılarına bir de hayatın gerçekçi yanı eklenince yüzlerindeki gülümseme silinmeye başlar, parmaklarındaki yüzükleri birer işkenceye dönüşür. İşte dizide en başarılı gördüğüm nokta, bu sinerjiyi yansıtabilmiş olmaları. İzleyiciyi “aşkın gerçekten de bir sonu varmış” moduna getirebilmişler.


Birbirlerine aşkla, sevgiyle bakan çiftin zamanla saygıdan bi’haber hale gelmesi oldukça etkileyici yansıtılmıştı. Ne erkek ne de kadın, ikisi de gerçekten mutsuzdu. Aslında aşklarını kurtarmaya çalışmış hatta terapistlere bile gitmişlerdi. Aşık çiftimiz şartlar ve zaman değiştikçe birbirlerini tembel, cahil, özensiz, üşengeç ve disiplinsiz görmeye başlamıştı. Bizim de yaşantılarımızda öyle değil mi? Hele günümüzde inanın, insanların birbirlerine tahammülü bile kalmadı. Kimse kendisinden ödün vermek istemiyor. Oysa ki aşk, kendinden geçmek değil midir?

“Sonsuza kadar…”lar, “Neden ölene kadar bunları çekmek zorundayım?!”lara dönüşüyor. Önce güvensizlikler başlıyor, tartışmalar kavgalara gidiyor, sırlar oluşuyor ve sonunda birer yabancıdan farkınız kalmıyor. Tüm bunların üstüne ekonomik zorluklar ve kötü kaynanalar eklenince tam oluyor.

Tüm akrabaları doktor olan, hastane sahibi zengin bir ailenin aykırı, ergenlik duygularına yenik düşerek evlenmiş oğlu oluyor Chang Min. Jin Hee ise bu köklü aile karşısında sürekli ezilmiş, vasıfsız bir gelin. Çekingen, utangaç beceriksiz haline ek olarak bir de istenilmeyen, sürekli küçümsenen bir kadın. Öyle ki stresten damar hastalıklarına yakalanmış, saçları dökülmüş. Dizinin ilk başlarındaki durgun ifadesi oldukça rahatsız ediciydi. Sadece mıymıntı konuşmasıyla bile insanı gıcık edebilecek bir potansiyeli vardı. Evet, gerçekten sinir bozucuydu! Evliliğin bütün maddi yükü okulunu yarıda bıraktığı için ilaç firmasında çalışan Chang Min’in üstündeydi. Para kazanamamak ve gördüğü baskı karşısında yenik düşmüş kaba bir adam olmuştu.


Bir gün aşklarını unuttular. Jin Hee’ın da dediği gibi; söylememeleri gereken, sınırı aşan her şeyi söyleyip evi talan edip ayrıldılar. İtiraf etmeliyim ki kavga sahnesi biraz abartılmıştı. Evde sağlam tek bir eşya kalmadı. 

Peki gerçekten aşk hemen kaybolur mu? Sorunlara, ümitsizliklere yenik düşer mi? Unutulur mu? Aşk ile nefret arasındaki o ince çizgiden geri dönülür mü? Yıllar sonra karizmatik Chang Min yarıda bıraktığı tıp okulu tamamlar. Jin Hee da yıllarca doktorlar tarafından küçümsendiği için hırslanır ve iyi bir doktor olmaya karar verir. Aşk kendi yolunu bulur ve çiftimiz sürpriz bir şekilde intörn eğitimlerini aynı hastanede hatta aynı ekipte, acil serviste tamamlamak zorunda kalır. Yıllar sonra birbirleriyle karşılaştıklarına hiç de memnun olmayan başrol çiftimiz aralarındaki maziyi hiç olmamışçasına diğerlerinden saklamaya çalışır. Birbirlerini hastaneden göndermeye çalışırlar ama yine de birbirlerinden vazgeçemezler. Aşk üçgenleri, mesleki yeterlilikler geçmişin izleriyle harmanlanır ve tadı damağımızda mis gibi bir diziye dönüşür.

Sıradan bir doktorluk dizisinden çok farklı bir enerjiye sahip bu dizide, muhakkak kendinizi bulacağınız yerler olacak. Sevgi, nefret, kıskançlık, başarı öyle güzel harmanlanmış ki dozunda bir romantik komediye dönüşmüş. Her bölümü merakla kendini izletmeyi başarıyor. Dizi, bizi ne tıbbi terminolojiye ne de vıcık vıcık vıcık romantizme boğuyor. Tabi oyuncuların mükemmel uyumlarından bahsetmeden olmaz! Gerçekten dizi süresince ve setinde eğlenceli bir ikili olmayı başarabilmişler! 



0 yorum :

Yorum Gönder