Sayfalar

23 Şubat 2017

2017 Oscar Tahminleri ve Kazananlar Listesi

89. Akademi Ödülleri’nin sahiplerini bulmasına sayılı günler kaldı. Hepiniz gibi biz de Oscar heykelciğinin kimlere gideceğini merakla bekliyoruz. Bu kez Maksat Sinema Olsun’un diğer tahmin yazılarından farklı olarak iki yazarın, Uğur Tatar ve Taylan Kaan Torunoğlu’nun tahminlerini ve yorumlarını okuyabileceksiniz. 2015 Oscar Tahminleri ve 2016 Oscar Tahminleri yazılarına da göz atmayı unutmayın! Şimdi bu senenin tahminlerine bakalım...

En İyi Film
La La Land (UĞUR TATAR)
Manchester by the Sea (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: “Whiplash” (2014) ile dikkatleri üzerine çeken Damien Chazelle, iki yıl sonra yine hem yazıp hem yönettiği “La La Land” ile bu sefer birçok ödülü silip süpürecek, buna hiç şüphe yok. İşin aslı bunu hak ediyor da. “La La Land”, hem görsel açıdan etkileyici romantik bir dram hem de geçmişe saygı duruşları ile nostaljik damarı yakalamasını iyi bilen başarılı bir müzikal. Ama benim gönlümden Kenneth Lonergan imzalı “Manchester by the Sea” geçiyor.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Bu dalda öne çıkan filmler bana göre Manchester by the Sea, La La Land, Arrival ve Fences. Hacksaw Ridge sıkılmadan izleyebileceğiniz savaşmadan da ülkesine yararlı olabilecek bir adamın hikâyesini anlatıyor fakat sadece Amerikalılar için etkileyiciliği Oscar alacak kadar yüksek olabilir. Hell or High Water senaristi, sistem eleştirisini düşünüp üzerine bir film giydirmiş ve bu çok belli oluyor. Bana göre vasat bir film. Bu filmin yerine Nocturnal Animals’ı görmeyi tercih ederdim. SlumDog Milionere filminden hatırlanan Dev Patel’in oyuncusu olduğu Lion filmi küçük yaşta evlat edinilen kayıp bir çocuğun tekrar annesini bulmasını dramatik bir şekilde anlatıyor ve sizi yine bir SlumDog Millionere havasına sokmaya çalışıyor. Filmin ilk yarısını çok beğensem de artık ikinci bir SlumDog için fazla erken olduğunu düşünüyorum. Hidden Figures filminde siyah-beyaz ayrımının yarattığı sıkıntıları ve siyahilerin de Amerika’ya arka planda büyük yardımları olduğunu anlatıyor. Tabi filmde özellikle NASA da çalışan siyahi kadınların yaşadığı zorluklar ve yeteneklerine karşın uğradıkları ayrımcılığı anlatıyor. Film mesajını verse de bu mesajı verirken fazla abarttığını ve doğallığını kaybettiğini düşünüyorum. Gelelim çokça ödüller ve olumlu yorum almış Moonlight filmine. Moonlight’ın aşırı abartılmış bir eşcinsel film olduğunu görmek çok zor değil. İlk yarısında Mahershala Ali’nin katkısıyla güzel başlamasına karşın birbirleriyle hiç ilişkisi olmayan 3 kısa filmin birleşmesi tadını veriyor. Çocukluğundan beri gay olduğu alnında yazan Chiron, gece ay ışığında mavi görünmesi dışında akıllarda bir şey bırakmıyor. Arrival filmini izleyin ve son 15-20 dakika kala düşünceniz bunun ortalama bir bilim-kurgu filmi olduğu yönünde olacaktır. Fakat son dakikalarını izlediğinizde zamanınızı boşa harcamadığınızı ve neden Oscar adayı olduğunu size gösterecektir. Yine çok konuşulan bir müzikal film La La Land için ön yargılı olsam da gayet tadında ve müzikalden sizi sıktırmayacak bir şekilde aşk hikâyesini işlemiş ve Oscar da iddialı. Fakat bana göre en iyi film ödülünü almamalı. Fences filmi siyahi bir baba figürü üzerinden dramatik bir hikâyeyi anlatıyor. Burada siyahilerin yaşadığı bir takım sıkıntıları ve güçlü baba figürünün yıkılmasını izliyoruz. Bence performanslar Oscar’ı hak ediyor. Manchester by the Sea filmi tamircilik yapan Lee Chandler’ın ağabeyi öldüğünde oğluna bakmak zorunda kalmasını anlatan bir hikâye değil öncelikle bunu söyleyeyim. Tamamıyla Lee Chandler’in sessizliğinin arkasındaki dramatik hikâyeyi bize çok güzel bir şekilde anlatıyor. Oscar’ın en önemli adayı olabilir.


En İyi Yönetmen
La La Land: Damien Chazelle (UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Aslında bu daldaki 5 ismin de yönetmenliğini çok etkileyici bulduğumu itiraf etmeliyim! Şüphesiz ödülü alacak kişi “La La Land” ile Damien Chazelle olacaktır. Ama “Hacksaw Ridge” ile 10 yıl sonra tekrar yönetmen koltuğuna oturan Mel Gibson’ın görkemli savaş sahneleri kadar savaşın içinden dokunaklı bir dram çıkarmak konusundaki ustalığı da görmezden gelinemez. “Arrival” ile Denis Villeneuve’in bir bilim kurgu filminde hiçte alışık olmadığımız, insanın kalbine dokunan o usul usul anlatıcılığı ya da “Moonlight”ın en takdire şayan tarafı olan Barry Jenkins’in auteur yönetmenlerin izinden giden üslubu pek unutulacak gibi değiller. Ama “En İyi Film”de olduğu gibi bu daldaki favori ismim de “Manchester by the Sea” ile Kenneth Lonergan.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Buradaki yönetmenler arasında en genci olan Damien Chazelle’nin yazarlığını yaptığı çoğu filmin müzikal ve müzik ağırlıklı olduğunu görebiliyoruz. La La Land de hem yazar hem de yönetmen olarak karşımıza çıkıyor. Kuşkusuz başarısında daha önceki müzikal çektiği ve yazdığı filmlerin etkisi büyük. Damien Chazelle’nin Oscarı hak ettiğini düşünüyorum. Mel Gibson yılların oyuncusu olmasına karşın yönetmen ve senarist olarak da karşımıza çıkan bir isim. Hacksaw Ridge de yönetmen olarak başarılı olduğunu düşünüyorum fakat karşısındaki filmlere göre Oscarı alacağını düşünmüyorum. Barry Jenkins’in Moonlight filminde kısmen başarılı olduğunu düşünsem de yine de bu filmin Oscar’ı hak ettiğini düşünmüyorum. Denis Villeneuve’nin Arrival filmini baştan sonra çok iyi yönettiğini düşünüyorum. Vermek istediği etkiyi verdiğine inanıyorum ve güçlü bir Oscar adayı olarak görüyorum. Kenneth Lonergan yönetmen ve yazar olarak karşımıza Manchester by the Sea gibi güçlü bir filmle çıkıyor. Tabi ki önemli rakipleri var.


En İyi Erkek Oyuncu
Manchester by the Sea: Casey Affleck (UĞUR TATAR)
Fences: Denzel Washington (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Bu dalda Casey Affleck ve Ryan Gosling arasında büyük bir çekişme olacak gibi gözüküyor. Bu seneki Altın Küre Ödülleri’nde “Manchester by the Sea” filmiyle Casey Affleck “En İyi Erkek Oyuncu (Drama)” ödülünü alırken, “La La Land” filmiyle Ryan Gosling “En İyi Erkek Oyuncu (Müzikal/Komedi)” ödülünü aldı. BAFTA ise Casey Affleck’e gitti. Bu yüzden Casey Affleck’in Oscar’ı da kucaklama ihtimalinin daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Kişisel favorime gelecek olursak, ödülü hak edenin kesinlikle Casey Affleck olduğunu düşünüyorum. Evet, Ryan Gosling de çok iyiydi. Üstelik sadece oyunculuğuyla değil, dans koreografilerinde ve şarkılarda da elinden gelenin en iyisini yaptığını ispatladı. Ama ödülü Casey Affleck almayacaksa, yönetmenliğini de üstlendiği “Fences” filmindeki oyunculuğuyla Denzel Washington’ın alması daha hakkaniyetli olurdu bence. Bu arada unutmadan şunu da eklemek istiyorum, Andrew Garfield’ın burada ne işi var!

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Ryan Gosling ve Vigga Mortensen’in oyunculukları yeterli olmasına karşın beni derinden etkilemediler. Özellikle Ryan Gosling’in Emma Stone’un oyunculuğu altında biraz ezildiğini düşünüyorum. Yüzüklerin Efendisi’nin Aragorn’u olarak hatırladığımız Viga Mortensen’in bu filmde yeterli oyunculuğu dışında büyük bir etki yaratmadığına inanıyorum. Hacksaw Ridge filmini ayrı değerlendirmek istiyorum. Andrew Garfield gerçekten çok sempatik bir oyuncu ve bu filmde rolünün adamıydı. Fakat kahramanlık hikâyesine karşı etkileyici dramatik hikayeler olunca oyunculuk konusunda drama hikayeleri daha şanslı görünüyor. Casey Affleck ve Denzel Washington arasında kaldığımı söylemeliyim. Denzel Washington’ın çok iyi performans gösterdiğini ve siyahi oyuncuların bu sene daha fazla şansının olduğuna inanıyorum. Bununla birlikte Casey Affleck’in performansı tartışılmaz çok iyiydi.


En İyi Kadın Oyuncu
La La Land: Emma Stone (UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Bu dalda da, tıpkı “En İyi Erkek Oyuncu” dalındaki benzer bir çekişme yaşanabilir. Bu seneki Altın Küre Ödülleri’nde “Elle” filmiyle Isabelle Huppert “En İyi Kadın Oyuncu (Drama)” ödülünü alırken, “La La Land” filmiyle Emma Stone hem “En İyi Kadın Oyuncu (Müzikal/Komedi)” ödülünü hem de BAFTA’da “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı. Oscar’ı alması da neredeyse kaçınılmaz gözüküyor. Ama bana kalırsa ödül, Jackie filmindeki performansı ile Natalie Portman’ın hakkı!

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Bu alanda söyleyeceğim tek şey, La La Land filmindeki oyunculuğu ve tabi ki dansıyla bence diğerlerinin önüne geçmiş Emma Stone’un bu ödülü hak ettiğini ve alacağını düşünüyorum.


En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Moonlight: Mahershala Ali (UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Benim en kararsız kaldığım dallardan bir tanesi de bu. Dev Patel, “Lion” filmindeki silik oyunculuğuyla nasıl oldu da Oscar’a aday oldu, hatta BAFTA’yı aldı anlamış değilim! Ama onun dışındaki diğer oyuncuların hepsi oldukça iyiydi. Kişisel favorim, “Nocturnal Animals” filmiyle yine iyi bir karakter yaratan Michael Shannon olsa da ödülü “Moonlight” filminde az gözükmesine rağmen akılda kalıcı bir performans sergileyen Mahershala Ali’nin alacağını düşünüyorum. Şimdiye kadar 6 Oscar adaylığı ve 1 Oscar ödülü olan Jeff Bridges’in ve “Manchester by the Sea” ile sürpriz bir şekilde bizi etkilemeyi başaran Lucas Hedges’in bu dalda pek iddiaları olduğunu sanmıyorum.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Jeff Bridges ve Micheal Shannon neredeyse aynı rollerde olmalarına karşın (ki bunlara kanun adamları diyebiliriz) Micheal Shannon’un daha etkileyici bir oyunculuğu olduğunu düşünüyorum. Bu alanda hak eden sadece iki isim olabilir. Micheal Shannon ya da Mahershala Ali. Mahershala Ali’nin Moonlight’ın tek Oscar şansı olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bir Oscar alacaksa ve siyahi bir oyuncuya gidecekse bu Mahershala Ali olacaktır.


En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Fences: Viola Davis (UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Bu dalda ödülün hak edeni de alacak olanı da “Fences” filmindeki enfes performansı ile Viola Davis’den başkası değil elbette! Diğer adaylara bakalım… “Manchester by the Sea” filmiyle Michelle Williams ve “Hidden Figures” filmiyle Octavia Spencer, iyi oyunculuklar ortaya koysalar da ödülden uzak gibiler. Öte yandan, “Lion” filmiyle Nicole Kidman’ın ve “Moonlight” filmiyle Naomie Harris’in ise şişirilmiş performansları ile bu dalda hiç şansları yok. “Manchester by the Sea” filmindeki kalbe dokunan, kısa ama öz oyunculuğuyla Michelle Williams, benim kişisel favorim.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Nicole Kidman’ın ya da Naomie Harris’in filme çok büyük etkisi olduğunu düşünmüyorum. Yardımcı oyuncu olarak hatırlayabileceğimiz isimler değil. Burada Fences’ten anne rolüyle Viola Davis ve yine Manchester by the Sea de anne rolünde Michelle Williams’ın öne çıktığını düşünüyorum. Aklımda yer eden daha çok Michelle Williams’ın oyunculuğuydu. Fakat bence yardımcı oyunculuğu en çok dolduran Viola Davis oldu.


En İyi Özgün Senaryo
La La Land: Damien Chazelle (UĞUR TATAR)
Manchester by the SeaKenneth Lonergan (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Birçok dalda kişisel favorim olarak gösterdiğim “Manchester by the Sea”, “En İyi Özgün Senaryo” için de kişisel favorim. Ayrıca her bakımdan çok iyi yazılmış senaryosu ile ödülü kazanması gerekenin o olduğunu düşünüyorum. Ama hem Altın Küre hem de BAFTA’da ödülü kazanan Damien Chazelle, Oscar’ı da kazanacaktır kuşkusuz. İşin ilginç tarafı, “La La Land” filminin en zayıf olduğu, hatta hiç aday olmaması gerektiği dal da “En İyi Özgün Senaryo” gibi geliyor bana.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Hell or High Water’ı güçsüz bir aday olarak görüyorum. Favorilerim La La Land ve Manchester by the Sea. Baktığımızda etkileyicilik açısından Manchester by the Sea’nin senaryosu bir adım önde gibi.


En İyi Uyarlama Senaryo
Lion: Luke Davies (UĞUR TATAR)
FencesAugust Wilson (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Aslında bu dalda ödülü alması gereken isim, “Arrival”ı Ted Chiang’in “Story of Your Life” isimli hikâyesinden başarıyla uyarlayan Eric Heisserer olmalı. Ama şimdiye dek “Arrival” görmezlikten gelinerek sadece adaylık ile taltif edildi. BAFTA’da ödülü kazanan Luke Davies, muhtemelen Oscar’ı da kazanacaktır.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Burada Oscar alma ihtimalini Moonlight, Lion ve Hidden Figures de görmüyorum. Bu yarıştan Fences ve Arrival’ın güçlü çıktığına inanıyorum. Arrival’ın almasını istesem de oyumu Fences’ten yana kullanacağım.


En İyi Animasyon
Zootopia (UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)

UĞUR TATAR: Bu dalda öne çıkan iki aday var: ilki Altın Küre’yi kazanan “Zootopia”, diğeri ise BAFTA’yı kazanan “Kubo and the Two Strings”. İkisi de inanılmaz animasyonlar, ona hiç şüphe yok! Ama benim favorim ufak bir farkla da olsa “Zootopia”. Zira çok uzun zamandır hiçbir animasyonu “Zootopia” kadar sevmemiştim. Etkileyici görselli bir kenara, sağlam alt metinlerle bezeli eğlenceli bir hikâye sunması beni hayli etkilemişti. “Kubo and the Two Strings” ise hikâyesinden daha çok, dudak uçuklatan görselliği ile kendine hayran bırakıyor. Şimdiye kadar en görkemli yapıdaki stop motion bile olabilir! Hatta bu sene “En İyi Görsel Efekt” dalında da Oscar’a aday olduğunu hatırlatalım. Diğer adaylar arasında, “My Life as a Zucchini” bir başka stop motion olarak dikkat çekiyor. Ama tabii ki o daha minimal görselliği ile pek iddialı bir animasyon değil. “Moana” yüksek bütçeli, görkemli efektleri ile göz dolduran ve yıldız oyuncu kadrosuna sahip tatsız bir blockbuster havasında diyebiliriz. “The Red Turtle” ise hiçbir şekilde çocuklara hitap etmeyen, sanat filmi havasındaki bir animasyon olarak hafızalara kazınıyor. Konusu ve bu konuyu işleyiş tarzı ile etkilese bile durağan temposu ve gereksiz uzatılmışlık hissi veren sahneleri yüzünden yavan bir etkiye sahip.

TAYLAN KAAN TORUNOĞLU: Bu alanda favorilerin Zootopia ve Kuba and two Strings olduğu görülüyor. Zootopia ve Moana arasında film olma açısında dağlar kadar fark var bana göre ve ikisi de Disney yapımı. Merakla beklediğim The Red Turtle, Studio Ghibli ismini duyduğumda beni heyecanlandırmıştı fakat bu bir Micheal Dudok De Wit filmi olmuş. Oscar alan kısa filmini izlerseniz animasyondaki anlatım tarzı her zaman “sessiz”. Kuşkusuz bu filmde çizimler daha cana yakın ancak Japon tarzına benzemiyor. Anlatacağı hikâyeyi çok sanatsal ele alması kısa film için güzel olabilir ancak 1 saat üzerindeki filmden sonra sanatsal bir tavırla “filmden ne anlıyorsanız onu anlatıyor” şeklinde bir havada bitmesi benim hoşuma gitmedi. Tabi bu tarz anlatımlar filmin üzerinde daha çok düşünmenize neden olabilir ve diğer filmlere göre de kolaylıkla bir yargıda bulunamazsınız. Emeklere karşılık bu sanatsal anlatım tarzı hoşuma gitmedi. Zootopia bence içinde güzel espriler ve göndermeler bulunan herkese tavsiye edilebilecek eğlenceli bir film. Oscar’ın en güçlü adayı olduğuna inanıyorum. Kuba and two Strings bir stop motion olarak gerçekten çok etkileyici bir hikâyeye sahip. Oscar’ı alırsa hak ettiğini düşünüyorum.


En İyi Yabancı Dildeki Film
Toni Erdmann: Almanya (UĞUR TATAR)
The Salesman: İran (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Görüntü Yönetmeni
La La Land: Linus Sandgren (UĞUR TATAR)
Moonlight: James Laxton (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Kurgu
Hacksaw Ridge: John Gilbert (UĞUR TATAR)
Arrival: Joe Walker (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Yapım Tasarımı
La La Land: David Wasco, Sandy Reynolds-Wasco 
(UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Kostüm Tasarımı
Jackie: Madeline Fontaine (UĞUR TATAR)
La La Land: Mary Zophres (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı
Star Trek Beyond: Joel Harlow, Richard Alonzo 
(UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Müzik
La La Land: Justin Hurwitz 
(UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Şarkı
La La Land: Justin Hurwitz, Benj Pasek, Justin Paul“City of Stars” (UĞUR TATAR)
Moana: Lin-Manuel Miranda“How Far I'll Go” (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Ses Miksajı
Arrival: Bernard Gariépy Strobl, Claude La Haye (UĞUR TATAR)
La La Land: Andy Nelson, Ai-Ling Lee, Steven Morrow (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Ses Kurgusu
Hacksaw Ridge: Robert Mackenzie, Andy Wright (UĞUR TATAR)
La La Land: Ai-Ling Lee, Mildred Iatrou (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Görsel Efekt
The Jungle Book: Robert Legato, Adam Valdez, Andrew R. Jones, Dan Lemmon (UĞUR TATAR)
Doctor Strange: Stephane Ceretti, Richard Bluff, Vincent Cirelli, Paul Corbould (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Belgesel
13th: Ava DuVernay, Spencer Averick, Howard Barish 
(UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Kısa Belgesel
The White Helmets: Orlando von Einsiedel, Joanna Natasegara 
(UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Kısa Film
Timecode: Juanjo Giménez Peña (UĞUR TATAR)
Mindenki: Kristóf Deák, Anna Udvardy (TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


En İyi Animasyon
Piper: Alan Barillaro, Marc Sondheimer 
(UĞUR TATAR ve TAYLAN KAAN TORUNOĞLU)


KAZANANLAR!

Kalın yazılanlar Uğur Tatar tarafından doğru tahmin edilenlerdir. (Tahmin Sonucu: 24'te 14) Kırmızı yazılanlar Taylan Kaan Torunoğlu tarafından doğru tahmin edilenlerdir. (Tahmin Sonucu: 24'te 12) Hem kalın hem de kırmızı yazılanlar ise iki yazarın da doğru tahmin ettikleridir.

EN İYİ FİLM: Moonlight

EN İYİ YÖNETMEN: La La Land (Damien Chazelle)

EN İYİ ERKEK OYUNCU: Manchester by the Sea (Casey Affleck)

EN İYİ KADIN OYUNCU: La La Land (Emma Stone)

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU: Moonlight (Mahershala Ali)

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU: Viola Davis (Fences)

EN İYİ ÖZGÜN SENARYO: Manchester by the Sea (Kenneth Lonergan)

EN İYİ UYARLAMA SENARYO: Moonlight (Barry Jenkins, Tarell Alvin McCraney) 

EN İYİ ANİMASYON: Zootopia (Byron Howard, Rich Moore, Clark Spencer)

EN İYİ YABANCI DİLDEKİ FİLM: The Salesman (Forushande)

EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: La La Land (Linus Sandgren)

EN İYİ KURGU: Hacksaw Ridge (John Gilbert)

EN İYİ YAPIM TASARIMI: La La Land (David Wasco, Sandy Reynolds-Wasco)

EN İYİ KOSTÜM TASARIMI: Fantastic Beasts and Where to Find Them (Colleen Atwood)

EN İYİ MAKYAJ VE SAÇ TASARIMI: Suicide Squad (Alessandro Bertolazzi, Giorgio Gregorini, Christopher Allen Nelson)

EN İYİ MÜZİK: La La Land (Justin Hurwitz)

EN İYİ ŞARKI: La La Land (Justin Hurwitz, Benj Pasek, Justin Paul – “City of Stars”)

EN İYİ SES MİKSAJI: Hacksaw Ridge (Kevin O'Connell, Andy Wright, Robert Mackenzie, Peter Grace)

EN İYİ SES KURGUSU: Arrival (Sylvain Bellemare)

EN İYİ GÖRSEL EFEKT: The Jungle Book (Robert Legato, Adam Valdez, Andrew R. Jones, Dan Lemmon)

EN İYİ BELGESEL: O.J.: Made in America (Ezra Edelman, Caroline Waterlow)

EN İYİ KISA BELGESEL: The White Helmets (Orlando von Einsiedel, Joanna Natasegara)

EN İYİ KISA ANİMASYON: Piper (Alan Barillaro, Marc Sondheimer)

EN İYİ KISA FİLM: Mindenki (Kristóf Deák, Anna Udvardy)


0 yorum :

Yorum Gönder