Sayfalar

29 Aralık 2016

Je-bo-ja / Whistle Blower (2014)

Chun-Hyeong Lee yazdığı ve Soonrye Yim’in yönettiği “Je-bo-ja” ya da diğer adıyla “Whistle Blower” filminde, işinde başarılı bir gazeteci olan Yoon Min-Cheolın mücadelesini izliyoruzYoon Min-Cheol, bir gün haber ofislerine düşen ihbar sonrası gazetecilik sezgileriyle beraber hareket etmeye başlar. Ama araştırması gereken konu hiçte yenir yutulur cinsten değildir. Söz konusu haberi yapılacak kişi Lee Jang-Hwan’dır.

Tüm Güney Kore halkı tarafından sevilen ve milli kahraman ilan edilen Lee Jang-Hwan, tıp alanında çok büyük işler başarmıştır. Kendisini uluslararası arenada meşhur eden buluşu ise kök hücre klonlamaktır. Ortaya atılan iddiada aslında Lee Jang-Hwan’ın laboratuvarında hiç kök hücre olmadığı söylenmektedir. Yoon Min-Cheol bu bilgilerin ışığında haberin peşine düşer ve gerçeği ortaya çıkarmak için tüm Güney Kore halkını karşısına alır…

Filmimiz kısaca bu şekilde. Başroldeki oyuncu olarak Hae-il Park’ı görmemle bu filmi listeme almıştım. Kendisini “Cinayet Anıları” (Memories of Murder, 2003) filminde görmüştük. Başarılı oyunculuğunu neredeyse sıfır replikle tamamlamıştı. “Cinayet Anıları” filmindeki yan rolden sonra kendisini başrolde görmek beni biraz şaşırttı ve heyecanlandırdı. Rolünün hakkını başarıyla vermiş. Güney Kore halkının medarı iftiharı Doktor Lee Jang-Hwan’ı ise hemen hemen tüm Güney Kore filmlerinde görmeye alışık olduğumuz Kyeong-yeong Lee canlandırmış. O da benden geçer not aldı.


Giriş, gelişme ve sonuç olarak üç bölüme ayırılan filmde, giriş ve gelişme akıcı olarak izlettiriyor kendini. Ama ne yazık ki sonuç bölümü için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Son bölümde tempo sorunuyla karşı karşıya kalıyoruz. Filmin sonuna kadar acaba kim haklı çıkacak diye düşünmeden de edemiyoruz.

Akılda kalan sahnelerden birinde aslında filmin ana teması bizlere sunulmakta. Ünlü doktora kendilerinden daha çok güvenen Güney Kore halkı, soruşturma açılmasını bile bir küfür, günah olarak görüyor ve haberciyi doktorun ofisinden çıktıktan sonra linç etmeye çalışıyorlar. Burada doktorun gücü ile medyayı elinde oynatması ve manipüle etmesi de ayrı bir parantez açılası konu. Tüm gücü elinde bulunduran doktor, bağlantıları sayesinde tüm haber kanallarına istediği haberleri yapmalarını emrediyor ve halkın üstünde bir tahakküm sağlıyor. Bu sayede daha önceki başarıları ile karizmasını güçlendiren doktor, adeta bir siyasi güç konumuna erişiyor.


İşte habercinin yapmaya çalıştığı haber soruşturması böyle bir ortamda gerçekleşiyor ve türlü zorluklara karşı gelmeye uğraş veriyor. Kırılma anlarından biri de, bir annenin engelli oğlunu doktorla konuşturmak istemesi. Arabasından belki de kameramanların varlığı için inen doktor, engelli çocuğun söylediklerinden sonra gözyaşlarını tutamıyor. Filmin bunun gibi birçok sahnesi, katil ve sanığın yer değiştirdiğini düşünmenizi sağlayan anlarla dolu. 

Güney Kore sevdalılarının acilen izlemesi gereken bir film! Aynı zamanda gazetecilik mesleğini yapacak olanların ve yapanların da izlemesini şiddetle öneriyorum. Haber peşinde koşma ve ne olursa olsun halkı aydınlatma, tarafsız haber sunma konuları tutarlı bir şekilde verilmiş. Keşke bazılarımızda da erdemli haberciliğin peşinden gitseler. İyi seyirler…


Konuk Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönder