Sayfalar

15 Kasım 2016

Arrêt Pipi (2015)

Genelde Hollywood korku filmlerinde kullanılan, atmosferi kuvvetlendiren bazı öğeler vardır. Bunlar kimi filmlerde kahramanın kaçtığı kötücül düşmanın silahı (bıçak, elektrikli testere, pala), kimi filmlerde ise mekânı daha da gizemli, puslu ve bunaltıcı yapan “hosteller”dir. Şehir dışı, boş kırsal arazide konuşlanmış davetkâr ama bir o kadarda içinde gizemi barındıran bu mekânlar, müşterilerini yolda bırakmaz, karınlarını doyurur ve boş oda tahsis eder.

“Boş Oda” (Vacancy, 2007) filminde en kapsamlı şekilde kullanımını gördüğümüz dinlenme mekânı olan hostel, genç çiftin gecelerini geçirmek için gittikleri bu ölüm kapanında hayatta kalma savaşına dönüşür. Sığınılacak, kendini güvende hissedeceğin bir yerin bir anda mezarına dönüşecek olması, yapımcılar içinde bir hayli çekici olmuş; ucuz pahalı fark etmeksizin her türlü yapımda hostelleri korkuyu besleyen bir öge olarak izlemişizdir. Belki de sinemada hostelin korkuyu besleyen en güzel yan anlatımı “Kimlik” (Identity, 2003) filminde görülmüştür.

Aka Manto: Gerçek mi Yoksa Şehir Efsanesi mi?

Japon kültüründe şehir efsanelerinin sayısı bir hayli fazladır. Korku sinemasının ne kadar geliştiği de başarılı yapımlarıyla ispatlanmış ve tüm dünyaya duyurulmuştur. Korkunun beşiği olmaya aday bu kıyı ülkesinde öyle bir inanış vardır ki gerçek mi yoksa eşek şakası mı hala gizemini korumaktadır. İnanışa göre hostel, benzinlik, okul, alışveriş merkezi gibi yerlerde tuvalete girmiş ve işinizi bitirdikten sonra tuvalet kâğıdının olmadığını fark etmişseniz sizin için çanlar çalmaya başlamış demektir! Sonrasında kapınız çalınır ve Aka Manto şu soruyu sorar: “Mavi peçete mi yoksa kırmızı mı?”


Türünün Başarılı Örneklerinden

Maarten Groen'in yönetmenliğini yaptığı, Hollanda yapımı olan Arret Pipi, 5 dakikalık kısa süresine rağmen uzun metraj filmlerin yapamadığını yapıp seyirciyi etkisi altına almayı biliyor ve sonuna kadar ne olacak sorusunu sordurtuyor izleyiciye. İncelemenin başında belirttiğim hosteli mekân olarak kullanan film, mekânın sevimsizliğini kullanarak seyirciye gerilme hissiyatını başarılı bir şekilde vermiş. Dinlenmek ve ihtiyaçlarını gidermek için tuvalete giren sevgili çift, işlerini hallettikten sonra tuvalet kâğıdının olmadığını fark ederler. Sonra dışardan bir ses duyulur. Kırmızı peçete mi yoksa mavi mi? Aka Manto’dan kurtulmak için tek bir çare vardır. Acaba çiftimiz bu inanışı daha önce duymuşlar mıdır ve kurtulma yöntemini biliyorlar mıdır? İzleyip görebileceğiniz bu detayı söylemek istemiyorum. Kesinlikle izlenmeyi hak ediyor hatta uzun metraj bir film olarak Arret Pipi’yi görürsek hiç şaşırmam.

Son olarak şunu tavsiye olarak söylemek istiyorum. Tuvalete gittiğinizde ilk olarak peçetenin olup olmadığına bakın. Yoksa sizin için her şey çok geç olabilir.


Konuk Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönder