Sayfalar

23 Mart 2016

Sebastian's Voodoo (2008)

Benin Cumhuriyeti’nde konuşulan bir etnik dil olan Fon dilinde, “voo” kelimesi “içe bakış”, “doo” kelimesi ise “bilinmeyen” anlamına gelir. Bu ödüllü kısa animasyon filmde, bizde keşfedilmeyi bekleyen içsel bir yolculuğa çıkıcağız. Ama alışılmışın aksine kısa filmde başkahramanımız ne bir insan ne de bir hayvan; kendimizi onun yerine koyacağımız kişi, bir voodoo bebeği olacak… Sıra sıra asılmış olan voodoo bebekleri, başlarına gelecek hükmü çaresizce beklerken, aralarından biri kendini asılı bulunduğu yerden kurtarmaya çalışır. Bebeklerimiz canlıdır ama konuşmalarını sağlayacak bir ağızları yoktur. Baş bebeğimizin yanındaki diğer bebek, onun bulunduğu çengelden kurtulmasını sağlamak için birtakım işaretlerde bulunur. 

İşte bundan sonra kahramanımız, ilk defa kendi kaderini çizmek için bir adım atmış olur. Çünkü artık o, başına gelecek felaketi çaresizce beklemek zorunda kalmayacaktır. İnsanları öldürmek için gerek duyulan aracı bir objeden daha anlamlı ve kutsal bir amacının olduğuna emindir. Kendisi yere kapaklandıktan sonra vazonun arkasına saklanır. Voodoo rahibi, bir sonraki bebeği eline geçirdiğinde kahramanımız çok önemli bir karar vermelidir. Fedakarlığı seçip onu kurtaracak mıdır yoksa kaçıp özgür yaşamına devam mı edecektir?


Bu cevaba ulaşabilmeniz için mutlaka izlemeniz gereken bu kısa animasyonun yazarı ve yönetmeni “Papiroflexia (2007)” isimli kısa filmden tanıdığımız, Paraguay doğumlu Joaquin Baldwin. Bu animasyonla o sene 20’den fazla ödülü  evine götüren Baldwin, özümüzde bulunan insani duyguları, bu duygulara sahip olamayacağını düşündüğümüz bir takım bebeklerle anlatmayı tercih etmiş. Fedakarlık nedir ve en yakın gördüğümüz insanlara bu güne değin neler yaptık gibi bir takım davranış biçimlerini sorgulatan bu animasyonu eğer izlemediyseniz mutlaka izlemelisiniz. Hayatınızdan feda edeceğiniz bu 4 dakika için asla pişman olmayacaksınız...



Konuk Yazar: Umut Uçan

0 yorum :

Yorum Gönder