Sayfalar

27 Mart 2016

Gangland Undercover - 1. Sezon (2015)

Sitemize paylaşımlarımızı incelemek için ilk defa girmişsiniz. Ekranınıza şöyle bir uyarı düşüyor. Sitemizi yeni takip etmeye başladıysanız ve bu yazı okuduğunuz ilk yazılardansa size bir iyi birde kötü haberimiz var. İyi haber, Maksat Sinema Olsun ailesine katıldınız. Kötü haber, Maksat Sinema Olsun ailesine katıldınız. Artık sadece bizim takipçimiz olmak zorundasınız! İlk günden bugüne tüm yazılarımızı ezbere bilip bizim her istediğimizi yapmak zorundasınız. Çünkü siz artık çaylak takipçisiniz. İşte size anlatacağım hikâye böyle başlıyor. Kısaca söylemek gerekirse bu dizi, iki tekerlek üzerinde doğmuş ve bu yolda ölmeye kendini adamış adamların, kanun dışı faaliyetlerini çökertmek için çeteye sızan bir adamın hikâyesidir…

Veygos değil Vagos!

Öncelikle sizi uyarmam gerekiyor “Vagos”, “Veygos” şeklinde değil, yazıldığı gibi okunur. Bunu bilmeden bir Vagos’a yapacağınız yanlış telaffuz sizi hastanelik edebilir. Vagos, 1965 senesinde kurulmuş daha sonra 47 şubeye ayrılmış nam-ı değer Hell’s Angels çetesinden 5 kat büyük bir uluslararası organize suç şebekesidir. “Gangland Undercover” bize bu organize suç şebekesinin bir şubesine sızan Charles Falco’nun hikâyesini anlatan, History Channel tarafından yayınlanmış, 6 bölümlük bir mini dizidir. Dizide geçen isim ve mekânlar gerçeği yansıtmaz. Fakat hikâye tamamen gerçektir.


Charles Falco ile Tanışın

Charles Falco mutlu bir evliliği, bahçeli bir villası, pahalı bir otomobili olan, özetle lüks ve huzur içerisinde yaşayan uyuşturucu üreticisi bir abimizdir. Malumunuz bu sahte lüks ve huzur dolu hayat, bir noktada alabora olmaya mahkûmdur. Çeşitli sinema filmi ve dizilerden biliriz ki uyuşturucu üreticiliğinin altın kuralı “ürettiğin ürünün kölesi olma”dır. İşte bu kuralı ihlal eden Falco, uyuşturucu bağımlılığının sınırına dayanmış, polis baskını olsa hoş geldiniz abiler diyecek kadar kafası yükseklerde gezmektedir. Bağımlılığından mütevellit önce eşini kaybeder sonra lüks yaşam tarzı elinden alınır. Kaçınılmaz baskın gerçekleşir. 20 yıl hapis cezasıyla baş başa kalan Falco, polis gözetiminde uyuşturucudan arınır. Gel zaman git zaman Falco’nun mahkemesine sayılı günler kala Amerika’da bulunan ATF (Alkol Tütün Ateşli Silahlar Bürosu)’den bir hanım Falco ile görüşme ayarlar. Bu görüşme Falco için sonun başlangıcı olur. ATF’nin sunduğu anlaşma şu şekildedir: “Vagos çetesine yerleştirdiğimiz muhbirimizden ses yok. Ölmüş olabilir. Bari gel sen muhbir ol. İşimize yararsan cezanı hafifletmeyi düşünebiliriz.” Falco, -ebiliriz ekindeki ışığı görüp bu teklifi kabul eder ve 3 yıllık muhbirlik hayatına doğru ilk adımı atar.

Motor Çetesi Raconları

Dizide bahsi geçen olayların Vagos çetesinin San Bernardino şubesinde yaşandığı söylenir. Hem bu şubeden hem de motor çetesi raconlarından konuşmadan önce şunun altını çizmek istiyorum. Sözünü ettiğimiz yapılanma organize suç şebekesi olarak anılır. Tabi ki çeşitli geziler, turlar düzenleyen gayet nezih motor kulüpleri de vardır. Uzun sözün kısası sevgili okuyucu, her motor kulübü organize suç işler, illegal eylemlerde bulunur gibi önyargılarınız oluşmasın. 

Motor kulüplerinde hiyerarşik bir yapı söz konusudur. San Bernardino şubesinin başkanı Schizo, başkan yardımcısı Kid’dir. Vagos bünyesindeki en yüksek mevkiye sahip kişi uluslararası başkan Felix’dir. Vagos Motosiklet Kulübü, üyelerinin gerçek isimleri yerine yol isimlerini kullanmalarını tercih eder. 

Her şubenin kendine has buluşma mekânları mevcuttur. Bizim çocuklar bir barı kendilerine mesken edinmiş adına da “Fare Kapanı” demişlerdir. Fare Kapanını eğlenmek, vakit geçirmek için kullanırlar. Bir çetenin barına başka bir çete üyesi girerse bu meydan okuma olarak algılanır. Böyle bir meydan okumayı gerçekleştiren kişiler girerken yürek, çıkarken dayak yerler. 

Haftalık gerçekleşen kulüp toplantıları ise kulüp garajlarında yapılır. Toplantının yapıldığı bu mekâna da “Kilise” denir. Çetemizin has adamlarından diğer ikisi güvenlik sorumlusu Darko ve yol kaptanı yaşlı kurt Lizard’dır. Lizard aynı zamanda grubun tamircisidir. Bu ihtiyarın garip bir alışkanlığını söylemeden geçemeyeceğim. Lizard, tamirhanede nedendir bilinmez anadan üryan çalışır.


Kulübün önemli etkinliklerinden biri çete sürüşüdür. Çete sürüşüne herkesin katılması zorunludur. Bu etkinliğin amacı bölgeleri işaretleyip güncel tutmaktır. Yazılı olmayan bir diğer kanun, sürüş düzenidir. Yol kaptanı, motor bilgini, grubun ihtiyar delikanlısı Lizard en önde sürer. Bir sıra arkasından başkan Schizo ona paralel başkan yardımcısı Kid, onların arkasında da güvenlik şefi Darko gelir. Bu dörtlüyü, kulübün geri kalan üyeleri çift sıra halinde takip eder. En arkadan “Kafes” dedikleri biraları ve motoru olmayan çaylakları taşıyan kamyonetler gelir. 

Çeteye girmek için içeriden biri size referans olmalıdır. Üye olmadan önce ise çaylak olmanız mecburidir. Eğer bir çaylaksanız unutmayın, çaylaklık köleliktir. Üyeliğe yükselmeniz tamamen size kalmıştır. Örneğin Charles Falco’nun çaylaklık süresi bir yıl iken gruptaki diğer çaylak Stash iki yıldır bu konumdadır. Çaylaklar üyelerin isteklerini harfiyen yerine getirmek zorundadır. Gecenin bir yarısı çaylak aranıp herhangi bir şey istenebilir ya da tek ayağın üstünde dans et, soyun, 22 şınav çek, kafana şu şişeyi koy atış talimi yapacağım gibi emirleri çaylak koşulsuz yerine getirmek zorundadır. Çaylakların bir diğer sorumluluğu başkanı korumaktır. Eğer başkan içmek isterse şubedeki herkes ona eşlik etmek zorundadır. Başkanın bunu istediği bir gece Falco abimiz, başkanı korumak için üç kişiyi döver. Bu şekilde üyelik mertebesine erişir.

İngilizce alfabede 22. harf olan V, Vagos’u temsil eder. Buna ithafen Vagos üyelerinde “22” dövmesi görmek mümkündür. 

Her motorcunun en kutsal varlığı elbette motorudur. Bir motorcu motoruna dokunulmasını pek hoş karşılamaz. Dolayısıyla motoru olmayan bir kişi çeteye katılamaz. Charles Falco’ya motosikletini ve eğitimini, ATF büro polis memuru Mike Kozinsky “Koz” verir. Falco gününün büyük bölümünü çetesiyle geçirir. Geri kalan zamanda ise Koz’a kaydettiği sesleri, edindiği bilgileri aktarır. Her aktarılan bilgiyle başarıya biraz daha yaklaşıp ölümden biraz daha uzaklaşır.


Tadı Damağımızda Kalan Bir Suç Hikayesi

Gangland Undercover, bizlere Charles Falco’nun gerilim, suç, dram üçgeninde yaşadığı 3 yıllık muhbirlik hayatını anlatır. Bana 3 yıl gibi büyük bir zaman dilimi için 6 bölüm az geldi doğrusu. Tek sezon olması ideal fakat diziyi bitirdikten sonra fark ediliyor ki bazı konular çok hızlı işlenmiş. Bu yüzden bence dizi, 6 yerine 12-15 bölüm olsaydı, daha iyi bir anlatımla birlikte daha büyük bir seyirci kitlesine ulaşabilirdi. 

Her türlü pis işe bulaşmış paçalarından kanunsuzluk akan bu adamlara sempati duyabilmemiz dizinin en önemli başarısıdır. Başkan yardımcısı Kid’in bu işleri bırakıp Meksika'da bir ev yaptırma, bu evde sevgilisiyle huzurlu bir yaşlılık geçirme hayali varken sevgilisi Red, sadece uyuşturucu için Kid ile birliktedir. Bu dramatik yan hikâye Kid’in Falco’ya kol kanat germesiyle güçlenir. Böylelikle Kid’i abimiz gibi severiz. 

Ayrıca yapımda çeşitli özeleştirilere ya da bir nevi günah çıkartmalara tanık olduğumu da söyleyeyim. Lizard’ın “Büyük Amerikan Rüyası Yalanı” tabiri, başkan Schizo’nun üyeler tarafından hoş karşılanmayan CEO tarzı yaşamı, herhangi bir çetenin kolu çökertildiğinde birkaç yıl sonra yeniden faaliyete geçeceği gerçeği, Afganistan’da savaşmış bir askerin sivil yaşamında Vagos suç örgütüne dâhil olması bu günah çıkartmalara verebileceğim örneklerdir. 

Spoiler uyarımı yaptıktan sonra şunu söyleyeyim, diziyi bitirdikten sonra içimde bir ukde kalmıştır o da, dizinin son bölümünde Charles Falco’nun her şey bittikten sonra yeni kimliği ile yeni yaşamından ufak bir sahne gösterilmemesidir.

Sonuç

Sonuç olarak Gangland Undercover, tadı damağınızda kalacak kaliteli bir yapımdır. 7-8 sezonluk uzun soluklu dizileri takip etmeye vakit bulamıyor, kısa ama başarılı dizileri tercih etmek istiyorsanız bu dizi tam size göre. “Sons of Anarchy (2008-2014)” gibi büyük bir rakibi olmasına rağmen Gangland Undercover, 6 bölümüyle 7 sezonluk dev rakibinin gerisinde kalmamış, daha fazlasını istememize sebep olmuştur.

Konuk Yazar: Arda Açıkelim

0 yorum :

Yorum Gönder