Sayfalar

7 Şubat 2015

Les Choristes / Koro (2004)

“Eğitimin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey onun etki alanının dışında kalamaz.” der Mark Twain, “Kötü ahlakları iyiye çevirebilir; kötü ilkeleri yıkar ve yerine yenilerini koyar; insanları melekler seviyesine çıkarabilir.”

Son derece asi ve yaramaz olan öğrencilerin, iyi kalpli bir öğretmen ile tanışmalarıyla geçirdikleri değişime şahit olduğumuz bir sürü filmle karşılaşmışızdır şimdiye kadar. Mesela bizim sinemamızda bunun en güzel örneği Hababam Sınıfı’dır ya da bu tarz bir konu denildiğinde aklıma ilk olarak 1995 yapımı Dangerous Minds gelir. Elbette örnekleri çoğaltmamız mümkün. Fransız yapımı Les Choristes filmi de tam olarak böyle bir konu etrafında dönüyor.


Bir daha müzik yapmamaya yemin etmiş işsiz bir müzik öğretmeni olan  Clement Mathieu, erkek öğrencilerin yatılı olarak okuduğu bir okulda işe başlar. Fakat bu okul, bizim yumuşak başlı ve iyi kalpli müzik öğretmenimizin beklediği gibi bir yer değildir. Sürekli dayak ve hücre cezası gibi cezalar ile iyice asi olmaya zorlanan öğrenciler, bir okulda değil de sanki bir ceza evinde gibidirler. Müdürde bir eğitimci gibi davranmak yerine, kendi prestijini düşünen bir ceza evi müdürü gibi davranır. İlk başta müzik öğretmenimizi hiçbir öğrenci ciddiye almaz. Sürekli onunla dalga geçerler. Ama bazen insanların ruhuna erişmek için konuşmaktan farklı şeylere ihtiyaç vardır. İşte Clement de bunu müzik ile başarır ve bundan sonra bütün öğrenciler bambaşka insanlara dönüşürler…

Katı eğitim sistemini eleştiren ve iyimser çözümler sunan Les Choristes filminde, etkiye karşı tepki anlayışını benimseyen müdürün, her yaramazlık yapan öğrenciye dayak atması ya da onları uzun süreler boyunca hücrelere hapsetmesi sonucunda öğrencilerin nasıl şiddete meyil ettiklerini görüyoruz. Ondan ne kadar korksalar da aynı zamanda bir o kadar da nefret ediyorlar! Ama İlk gördüklerinde alay ettikleri Clement’e bir süre sonra hem saygı duyuyorlar hem de onu çok seviyorlar. Bu da eğitimin korku ve ceza üzerine değil sevgi üzerine kurulması gerektiğini çok güzel anlatıyor. Unutulmaz müzikleri ve hiç düşmeyen temposu ile Les Choristes mutlaka izlenmesi gereken bir film…


Yazar: Uğur Tatar

0 yorum :

Yorum Gönderme