Sayfalar

23 Nisan 2012

127 Hours / 127 Saat (2010)

Hayatınızda pek çok kez içinden çıkamayacağını düşündüğünüz bir durumla karşılaştığınız olmuştur. Böyle durumlarda belki de yapabileceğiniz tek şey yanı başınızdaki insanlardan yardım istemek ya da bu olayın sonucuna katlanmak olur! Ancak düşünün ki etrafta taşlar, kayalar, böcekler ve arada sırada gökyüzünde uçan kuştan başka bir Allah’ın kulu yok! Sadece size ait olan dağcılık malzemeleriniz var, tek dostunuz onlar…


Evet, 127 Hours / 127 Saat filminden bahsediyorum! Aron Ralston’un başından geçen gerçek ve bir o kadar da dramatik olan hayatta kalma savaşını anlatan Danny Boyle’un bu filmi, Altın Küre sahibi James Franco’nun muhteşem oyunculuğuyla gerçekten soluksuz izleniliyor.

Birçok izleyicinin tam not verdiği film Aron Ralston’ın büyük bir kaya parçasının arasında 5 gün boyunca kaldığı ve kolunu kör bir çakıyla keserek kurtulduğu süreci anlattığı “Between a Rock and a Hard Place” kitabından uyarlanmış.

Filmde Aron Ralston’ın dağcılık yapmayı seven, rahat ve fazlasıyla cesur davranışları olan biri olarak görüyoruz. Sevdiklerine, tanıdıklarına ve arkadaşlarına haber vermeden çıktığı bu eğlenceli yolculuğu, kolunun duvar ile kaya parçası arasına sıkışmasıyla birlikte zehir oluyor. James Franco çekim sürecini anlatırken, Aron Ralston’la ilk tanıştığında Aron’ın kimseye kolay kolay izlettirmediği kasetleri yanında getirdiğini ve gerçek kasetlerden yola çıkarak o anları seyirciye aktarmaya çalıştığını söylüyor.


Şimdi kendinizi onun yerine koyun… Kolunuz ilerleyen saatlerde artık kan dolaşımı yapmıyor ve renk değiştiriyor. Günler hızla geçerken suyunuz da azalıyor ve artık halüsinasyonlar görmeye başlıyorsunuz. Bir insanın kendi kolundan vazgeçebilmesi için nasıl bir duruma düşmesi gerekirse işte artık o durumdasınız. Bu durumda yanı başınızda duran çakıyla artık yapmanız gereken şeyi yapıyorsunuz!

Ölümü çoktan göze almış olan Aron kolunu kırarak kesmeye başlıyor. Bu an seyirci olarak bizi pek rahatsız eden görüntüler içermese de gerçekçi çekimler koltuğunuzda kıpırdanmanıza sebep olabilir. Ayrıca bir insanın kendine karşı en dürüst olduğu ve kameraya çektiği bu anlardaki dramatik konuşmalar sizi derinden etkileyebilir.

Zamanın ilerlemesiyle birlikte Aron’da ki umutsuzluk ve çaresizlik iyice açığa çıkıyor. Kendisinin son anları olarak saydığı bu anları videoya çektikten sonra (zaten ölüm tarihini ve ismini yanındaki duvara kazımış durumda) son bir umut olarak kolunu kesmesiyle bu kaya parçasından kurtuluyor. Ardından -gerçek hikâyedeki gibi- bir aile onu buluyor ve helikopterin yetişmesiyle buradan kurtuluyor.

Sonuçta bu filmde seçimlerinden dolayı ölümle karşı karşıya gelmiş bir adamı izliyoruz ve bu olay bize şunu gösteriyor: Bu dünyada hiçbir güç insanın yaşama isteğinden daha güçlü değildir ve gerçekten gittiğiniz yeri sizden başkası bilmiyor ise  kendi kaderinizle baş başasınız demektir…


Not: Aron Ralston bulunduğu bu durumu gerçekten de kasede kaydediyor ve kimi insanlara göre kolunu keserkenki görüntüleri de kaydediyor. Ancak Aron bu videonun ailesi ve sevdikleri için çok rahatsız edici olduğunu düşündüğünden kimseyle kolay kolay paylaşmıyormuş.

Bu kaya hayatım boyunca beni bekliyormuş. Varoluşundan beri, daha bir meteorken milyarlarca yıl önce uzayda buraya düşmeyi bekliyormuş. Tam buraya. Hayatım boyunca buraya sürüklenmişim. Doğduğum an, aldığım her nefes, yaptığım her şey beni buraya, evrendeki bu çatlağa sürüklemiş.



0 yorum :

Yorum Gönder