Türk İşi Dondurma (2019)

Avustralya İçinde Vurdular Beni!

Sayfalar

9 Mayıs 2019

TURİST ÖMER Derler Benim Adıma

Nasreddin Hoca, Meddah, Karagöz oyunları, orta oyunu gibi halk güldürü sanatının yoğun olduğu Türk kültüründe sinemanın bu türden etkilenmemesi düşünülemezdi. Güldürü, her zaman için Yeşilçam'ın baskın film türlerinden birisi olmuştur. 70'ler ise Türk Güldürü türünün altın çağıdır. Bu dönem Ertem Eğilmez'in daha doğrusu Arzu Film ekolünün baskın güldürü türü olan "aile güldürüsünün" ortaya çıktığı dönemdir. Ayrıca bu dönem Kemal Sunal, Şener Şen, İlyas Salman, Zeki Alasya, Metin Akpınar gibi güldürü oyuncuları kuşağını yetiştirmiştir. Türk sinemasında 60'lar ve 70'lerin ilk yarısında güldürü bir uyum ve bütünleşme çağrısı olarak kullanılmıştır. Beyazperdenin komik tiplemesinin her zaman "iyi" olması ve çoğunlukla sosyal sınıflar arasında arabuluculuk yapması bu düşünceyi destekler. Tabii bu durum daha çok durum komedisi ve karakter komedisinde gözlenir.


21 Nisan 2019

Türk İşi Dondurma (2019)

"Hayati Tehlike" (2016), "Sarıkamış Çocukları" (2017) ve "Bekar Bekir" (2017) gibi gişede pek parlak işler yapmayan filmlerin de yapımcısı olmasına rağmen herkes onu "Ayla" (2017) filminin yapımcısı olarak tanıyor. Evet, Mustafa Uslu'dan bahsediyorum. Başlangıçtaki kötü talihini yenen Uslu, şimdilerde Yerli Jerry Bruckheimer olarak dur durak bilmeden, sürekli ilgi çekici projelerle seyirci karşısına çıkmaya devam ediyor. "Ayla"nın ardından "Müslüm" (2018) ve "Çiçero" (2019) ile adını Türk seyircisinin aklına kazımaya devam eden Uslu, bu senenin ikinci filmi "Türk İşi Dondurma" ile yine görselliği ile göz dolduran ve milliyetçi duyguların ilmek ilmek işlendiğini bir hamaset destanı ortaya koyuyor.


7 Nisan 2019

The Butterfly Circus / Kelebek Sirki (2009)

Thomas Bernhard, yazdığı otobiyografik beşlemeden birisi olan Nefes isimli kitabına, Pascal'ın şu sözüyle başlar: "İnsanlar ölümün, çaresizliğin ve belirsizliğin çözümünü bulamadıklarından, mutlu olabilmek için bunlar hakkında düşünmemeye karar vermişlerdir."


17 Mart 2019

Kitle İletişim Araçlarının Gelişimi ve NETFLIX

Muhtemelen mağara duvarlarına yapılan figürlerle başladı insanlığın yazın hayatı. Bir şekilde kalıcı iletişim ihtiyacı ortaya çıktı ve böylesi bir yöntem ilham oldu ilk insanlardan birine ya da birilerine. Zaman ilerleyip insanlık çoğaldıkça, ihtiyaçlarımız arttıkça gırtlağımızdaki seslerde arttı. Ve nihayetinde gırtlağımızdaki sesleri ifade eden semboller geliştirdik.


10 Mart 2019

Olmayan Filmlerin Jenerikleri #3: Şairin KADIN Olanı Makbuldür

İnsanlar her zaman "kolay" bir şekilde anlamak isterler. Anlamadıkları şeylerden de hiç hoşlanmazlar. Bir şeyi anlamak için uğraşmak, çoğu zaman gereksiz bir çaba olarak görülür. Yanılıyor muyum? Ama karmaşık olan ya da basit olan diye bir şey yoktur. Şair olan ve şair olmayan diye bir şey vardır! İşte bu yüzden şu cümlede yadsınamaz bir gerçek yatmaktadır: Yeryüzündeki en iyi şair "anne" olduğuna göre şairin de kadın olanı makbuldür.


Olmayan Filmlerin Jenerikleri #2: Gün Ortasındaki Karanlık

İnsanlığın büyük çoğunluğu tarafından "Görmek, inanmaktır!" düsturunun koşulsuz şartsız kabul edildiği bir dünyada yaşıyoruz artık. Ve bizler, yani "görebilen körler" sürekli tekrarlanan bir kısır döngünün içine hapsolmuş bir vaziyette, yaşam ve ölüm arasındaki kısacık yolun aslında çok ama çok uzun süreceğini düşünüyoruz. Hatta buna inanmak, hem de gönülden inanmak istiyoruz. Bu yüzden heryere baksak da hiçbir şeyi görmüyoruz, belki de görmek istemiyoruz!


8 Mart 2019

Bütün Kadınlar Birleşin! (Özel Dosya)

Bugünün “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” olması vesilesiyle sizler için özel bir dosya hazırlamaya karar verdik ve daha önce Maksat Sinema Olsun’da yayımlanmış yazılar arasından, kadınların başrolde olduğu 5 uzun metraj filmi özenle seçtik. Ayrıca dosyaya bir tane de özel dosya yazısı ekledik. Erkeklerin dünyasında ayakta kalmaya çalışan kadınların gücünü gözler önüne seren bu filmleri keşfederken keyif almanız dileğiyle, iyi okumalar...


5 Mart 2019

Les Quatre Cents Coups / The 400 Blows / 400 Darbe (1959)

Kısaca: Les Quatre Cents Coups, François Truffaut tarafından yazılıp yönetilmiştir. Truffaut'un ilk uzun metraj çalışması olan film, Fransız Yeni Dalgası'nın da ilk filmidir. Truffaut'un özyaşam öyküsünden yansımalar içeren film bu yönüyle de otobiyografik unsurlar içermektedir. Bir çocuğun ev-okul-sosyal çevre arasında yaşadığı sorunları ele almasıyla eğitim temalı filmler içinde de dikkat çeken bir yere sahiptir.


4 Mart 2019

365 GÜN SİNEMA - Pınar Tınaz

Eğer bir sinefilseniz hayatınızda en az bir kere "Bana güzel bir film önerir misin?" sorusu ile karşı karşıya kalmışsınızdır. Başlangıçta cevaplanması keyifli olan bu soru, zamanla bunaltıcı bir kısır döngüye dönüşür. Üstelik yüzlerce hatta binlerce film izlemiş olsanız bile bu soru sorulduğunda aklınıza şöyle afili bir film -muhtemelen- gelmeyecektir. Yahut sürekli aynı filmleri önermekten sıkılmış da olabilirsiniz. Kim bilir, belki de bunun için bir liste hazırlamak istemiş ama böyle bir çabaya girmeye üşenmişsinizdir. Ama artık bu kadim soruyla baş etmeniz çok daha kolay! Zira "Bana güzel bir film önerir misin?" sorusuyla birlikte, "Acaba bugün ne izlesem?" sorusuna da verilmiş en güzel cevap artık elinizin altında duruyor.


3 Mart 2019

Baba Bizi Eversene (1975)

2 Ocak 1943 senesinde, Üsküdar Zeynep Kâmil Hastanesi'nde, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Barış'ı dünyaya geldi. Doğduğunda ona verilen isim sayesinde, yani Türkiye'de Barış ismini alan ilk bebek olmak belki de onun kaderini belirlemişti. Barış Manço, yaşadığı sürece birçok ilke imza attı. Yaptığı şarkılarla Çağdaş Türk Ozanı oldu. Çektiği programlarla Modern Evliya Çelebi oldu. Pir Sultan Abdal'ı, Yunus Emre'yi, Mevlana'yı doğudan alıp batıya götüren Kültür Elçisi oldu. Bu yazı da Barış Manço'nun müzik ve televizyon hayatından bahsettikten sonra, onun ilk ve son filmi olan "Baba Bizi Eversene"den bahsedeceğiz.