Belgesel Yönetmeni İsmail Kahraman ile Röportaj

"Uzak Doğu’dan Afrika’ya, Kafkaslardan Sibirya’ya, Kore’den Amerika’ya birçok ülkeye gittik."

Deli Balta - Gürbüz Azak (Çizgi Roman Eleştirisi)

"Açe Yollarında" - "Müthiş Süvari"

Yönetmen Korhan Uğur ile Röportaj

"Film çekmek, yönetmen olmak için tek bir şeye ihtiyacınız vardır. O da İNAT. O kadar."

Gazete Sayfalarından Beyaz Perdeye: VURUN KAHPEYE (Özel Dosya)

"Vurun Kahpeye" (1949) - "Vurun Kahpeye" (1964) - "Vurun Kahpeye" (1973)

SİYAH-BEYAZ-GRİ Kamu Spotu Üçlemesi

"Alkol Bağımlılığı", "Madde Bağımlılığı" ve "Teknoloji Bağımlılığı" Hakkında Kamu Spotları...

AZİZ NESİN Çizgi Romanları

"Baba Mirası" - "Deniz Aslanı" - "Bilmem Ne Adası" - "Bekarlık Sultanlıktır" - "Bayan Aynur ile Bay Buyur" - "Berber Nonoş"

Atatürk'ün Perdedeki Yansımaları (Özel Dosya)

"Sarı Zeybek" (1993) - "Cumhuriyet" (1998) - "Mustafa" (2008) - "Veda" (2010) - "Dersimiz: Atatürk" (2010)

SHAUN TAN Çizgi Romanları

"Taşradan Öyküler" - "Uzak"

Stero Seyfi - Ergün Gündüz (Çizgi Roman Eleştirisi)

"Amerika'nın Yolları Taştan" - "Kelektika Yıldız Savaşları"

RIUS Çizgi Romanları

"Çizgilerle Lenin" - "Çizgilerle Kapitalizmin Korkunç Tarihi"

Sahipli - 1. Sezon (2017)

Hüzün, Acı ve Kötü Sürprizlerle Dolu Bir Aşk Hikayesi

Vesikalı Yârim (1968)

“Seçmemiş erkekle seçilmemiş kadının yüzlerindeki içinden çıkılamaz üzüntülü mana…”

Bağımlılığa Karşı En İyi Senaryolar Ödüllendirildi!

Sağlıklı Fikirler Senaryo Yarışması'nın Gala Gecesi Gerçekleşti...

Wrinkles / Arrugas / Kırışıklıklar (2011)

"Arrugas’da genç insanlar yok. Her şeyi yaşlıların gözünden görüyorsun."

Hayal-i Temsil (Tiyatro Eleştirisi)

“Tiyatro, hayat ve hayal arasında bir köprüdür...”

Cinema Panopticum - Thomas Ott (Çizgi Roman Eleştirisi)

İnsanı Eleştiren, Sorgulayan ve Anlamaya Çalışan Bir Kitap...

Küçük Prens’in Sinema Yolculuğu (Özel Dosya)

“İç yaşantıları ifade etmek güçtür… Onlardan söz etmek kendini beğenmişlik olur.” -Saint-Exupéry

Sayfalar

19 Ocak 2019

Gods of Egypt / Mısır Tanrıları (2016)

Tıpkı David Fincher gibi kariyerine müzik kliplerinin yönetmenliğini yaparak başlayan Alex Proyas, post-apokaliptik bir dünyada geçen ilk uzun metraj filmi “Spirits of the Air, Gremlins of the Clouds” (1989) ile görselliğiyle büyüleyen çerçeveler inşa etmek ve atmosfer yaratmak konusundaki hünerlerinin sinyallerini vermişti. Ama onun adını bir daha unutmamak üzere zihinlerimize “The Crow” (Ölümsüz Aşk, 1994) filmiyle kazımıştık. Gönüllerimizi fethettiği bu başarılı çizgi roman uyarlamasının ardından Proyas, “Dark City” (Karanlık Şehir, 1998) ile karşımıza çıktı. “The Matrix” (1999) filminden bir yıl önce, “The Matrix”in değindiği konulara belki de daha kapsamlı bir şekilde el atmasına rağmen Wachowskiler baş tacı edilirken, deyim yerindeyse Proyas’ın pabucu dama atıldı. Bu durum yönetmenin talihsiz serüvenler dizisinin başlangıcıydı adeta. Büyük beklentilerimizle gösterime giren “I, Robot” (Ben, Robot, 2004) ile başlayan düşüş, “Knowing” (Kehanet, 2009) ile devam etti. Robotlar, uzaylılar derken şimdi de tanrıları odak merkezine alan Proyas’ın düşüşü, “Gods of Egypt” (Mısır Tanrıları) ile ivme kazanarak devam ediyor!


1 Ocak 2019

Türk Sinemasında Alevi Filmlerinin Doğru ve Yanlış Temsilleri

Türk bünyesinde, "öteki" kabul edilen kimliklerden birisi olan Alevilik, Türk kültürünü önemli bir boyutta etkilemeyi başarmış, Türk sineması tarihinde ufak ufak yerini almıştır. Fakat çekilen bu filmlerin Alevi kültürünü ne derece doğru temsil ettiği tartışılır. Alevi kimliği, ana akım Türk sinemasında kendisine fazla yer bulamamıştır. Çekilen filmlerde Alevilik ve Alevi sorunları üzerinde durulmamış, daha çok işlenilen aşk temasında bir engel metaforu olarak kullanılmıştır.


18 Aralık 2018

Sevmek Zamanı (1965)

Bazı yönetmenleri andıkça, bazı filmleri izledikçe ve bazı oyuncuları gördükçe neden diyorum, Yeşilçam olmadı? Bazen öyle derinden nefes aldığını hissetiriyor ki şaşırmamak elde değil. Tamam bir Holywood olmasını beklemiyorum ancak en azından bir İran sineması ya da Japon sineması gibi kendi sesini bulabilmeliydi. Fakat bir türlü taşlar yerine oturmuyor ve ilk filmden bu yana bir türlü Türk sineması kendi sesini bulamıyor.


12 Aralık 2018

Türk Dizilerinde Mafya

Olaylara iyi tarafından bakmak kişinin hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor sanırım. Ancak bazı şeyleri görmesini de engelliyor. Yazının konusu olan iyi bakma hali, yönetmen Osman Sınav ile birlikte başlayan Türk dizilerinde kalite artışıdır. Tabii ki başkaca yönetmenlere haksızlık etmek istemem ancak Osman Sınav’ın yönetmenliğinde 1998 yılında çekilen ve Show TV kanalında yayınlanan “Deli Yürek” dizisinin televizyon dünyamızda farklı bir yeri olduğu genel kabul görecektir.


31 Temmuz 2018

Maksat Sinema Olsun "7" Yaşında: Konuşan Balonlar

Her balon kendisine verilen gazla hayat bulup uçmak ister. Hayat bulmalarından itibaren tek amaçları uçup gitmek olan balonlar, çoğunlukla küçük çocukların elinde tutsak gibi dolaşırlar. Sürekli birbirlerine özgürce uçup gitmiş ve en yükseğe ulaşmış balonların hikayelerini anlatırlar. Bizim hikayemizin kahramanı da işte bu özgürlüğüne düşkün balonlardan birkaçı...


3 Haziran 2018

Belgesel Yönetmeni İsmail Kahraman ile Röportaj

Şimdiye kadar yüzü aşkın belgesele imza atmış bir belgesel yönetmeni ve yapımcısı olan İsmail Kahraman ile yaptığım bu röportajda hem onun çektiği belgeseller üzerine hem de genel anlamda belgesel sineması üzerine konuşuyoruz. Türkiye’de 81 il gezmiş ve dünyada 80’e yakın ülkeye ayak basmış bir belgeselcinin dünyasını keşfetmek isteyenler böyle buyursun. Keyifli okumalar…


6 Mart 2018

Ağustos Böcekleri ve Karıncalar (2017)

İlk duyduğumda Akira Kurusawa’nın “Ağustos’ta Rapsodi”sini çağrıştıran “Ağustos Böcekleri ve Karıncalar” filmi uzun süredir merak ettiğim bir filmdi. Geçtiğimiz günlerde özel olarak yapılan film gösterimini izlemeye gittiğimde, filmin öyküsünü okuduğum için nasıl bir şey bulabileceğime dair az çok tahminim vardı. Aile içi iletişimsizlik temasını merkeze alan yapım, ana karakterin sürekli iç ve dış çatışmalar yaşamasıyla ilerleyen ve açıldıkça daha izlek hale gelen bir film.


24 Aralık 2017

Aile Arasında (2017)

Güldürüsü beğenilen bir senarist olan Gülse Birsel ve başta Engin Günaydın olmak üzere iyi bir oyuncu kadrosu bulunan Aile Arasında filmi, her yaştan izleyiciyi sinemaya davet ediyor. Aile Arasında, komik, eğlenceli, iyi vakit geçirme vaadini gerçekleştiren ve ortalama yurdum insanı için keyifle izlenecek bir film olmuş. Film bittiğinde izlediğinize pişman olmayacaksınız. Film, bir komedi filmi olması açısından temelde gülmeyi vaat ediyor ve bunun hakkını veriyor. En azından izlediğim salon da gülen tek kişi ben değildim. Evet, karın ağrısına sebep muhteşem kahkahalar yok ama herkes gülebiliyor ve hatta filmin birkaç sahnesinde tüm salon kahkahaya boğuldu.


22 Aralık 2017

One Hundredth of a Second (2006)

Savaş, hayatımızda, aklımızda, kalbimizde, vicdanımızda bıraktığı etkileriyle var olan, ne kadar vahşi olduğunu bildiğimiz halde yaşamaktan, tanık olmaktan kaçamadığımız bir gerçek. Onunla birlikte var olan bir başka şey ise herkese onun kötülüğünü duyurmak. Duyurmanın bir yolu da o anları geleceğe taşımak için ölümsüzleştirmek. Yani o anları fotoğraflamak, insanları etkilemek ve onların anlamalarını sağlamak için iyi bir yol olarak da düşünülebilir. Bu yola başvuran meslekler de var. Bunlardan biri de savaş fotoğrafçılığı.


15 Aralık 2017

İşe Yarar Bir Şey (2017)

Sinemaya kadın dokunuşları önemlidir. Çalışma hayatındaki her meslek grubunda olduğu gibi en başından beri sinemada da erkek egemen bir anlayış hüküm sürdü. Sanki kuralmış gibi “yönetmen” dediğinizde aklınıza orta yaşlı, sakallı bir figür geliyor. Kadın kimliğiyle yönetmenlik yapmak isteyen birisini, elinde megafonla “kestik” diye bağırırken hayal etmek bile bilinç altında bu kişiyi potansiyel bir “Şoför Nebahat” olarak algılamayı beraberinde getiriyor. Tabii ki bu da “yönlendirilmiş kanaatler” neticesinde oluşan bir algı. Son dönemde Türkiye’de de dünyada da bu algıyı yıkan yönetmenler olduğunu bilmek sevindirici. İşte Pelin Esmer de ülkemizde bu algıyı yıkan en önemli kadın yönetmenlerden bir tanesi.